İnsanlar çocukken ve yaşlanınca küçücük şeylerden bile mutluluk damıtabiliyorlar. Yolun başında olmanın masumiyeti ve yolun sonunda olmanın umursamazlığı sanırım bunun nedeni. Bizim gibi çocukluk trenini kaçırıp yolu çoktan ortalayanlar için gerçek mutluluk o kadar ulaşılmaz geliyor ki, delirmemek için yapabileceğimiz tek şeyi yapıyoruz. Abartıyoruz!
Mutluluk ve mutsuzluk, hayatı kendisiyle anlamlandırdığımız ya da zehir ettiğimiz iki düşman kardeş...Hedonistler felsefenin merkezine koymuş mutluluğu, âşıklar sevdiklerinin gözlerinin içine, annem reçel kavanozlarının dibine...