"Bunca acının, bunca ölümün bir anlamı var mı? Eğer yoksa o halde yaşamanın da bir anlamı yoktur çünkü anlamı hasbelkader kaçıp kurtulmaya bağlı olan bir yaşam nihai anlamda yaşamaya değmez."
"Geçmişte hiçbir şey geri dönüşsüz bir şekilde kaybolmuş değildir; aksine her şey kaybolmaz bir şekilde saklanmış ve korunmuştur. İnsanlar, geçiciliğin anızlarını görmeye meyillidir ve hayatlarının hasadını sakladıkları dopdolu ambarları unuturlar: Görevler yerine getirilmiş, sevilenler sevilmiş ve en az bunlar kadar önemlisi, ıstıraplar cesaret ve onurla geride bırakılmıştır."
"İnsanı tüm özgürlüklerinden mahrum bırakacak hiçbir koşul yoktur. Bu yüzden de nevrotik ve hatta psikotik vakalarda bile özgürlük kırıntıları kalmıştır. Hatta hastanın kişiliğinin temel çekirdeğine psikoz bile dokunamaz. İyileşmesi mümkün olmayan bir psikotik hasta, faydalılığını yitirse de insan olma onurunu hâlâ koruyabilir. Benim psikiyatrik amentüm budur. Böyle olmasaydı, psikiyatr olmaya değmezdi. Kim için psikiyatrlık yapacaktım? Artık tamir edilmesi mümkün olmayan hasarlı beyin aygıtı için mi?
Danışan bundan fazlası olmasaydı, ötanazio tek mantıklı seçenek olurdu. "