"İnsanın kendi üzerindeki hükmü, sadece cesaret edebildiği tercihler kadar. Ve insan kendi üstündeki hükmünü yitirdiğinde, duyduğu her şeyin doğru olabileceği ihtimaliyle savruluyor. Kendinden şüphe duymaya başlıyor. Kendinden dozunda duyulmayan şüphe ise insan hayatı, başkalarının aklı ve vicdanı kadar yaşatıyor. Günün sonunda bu, biricik ve tercihlerle yönlendirilmiş bir hayat olmaktan çıkıp korkuyla ve güvensizlikle bezenmiş bir seçeneğe dönüşüyor."
(İzem Erbıyık/Teselli, Patlıcan ve Fasulye)
"Bu dünya böyledir. Sular hendeğine dolar. İnsanlar doğar ölür, gün doğar batar. Ağaçlar büyür çürür. Sular akar, bulut ağar. Ağayı öldürürsün, ağa gelir yerine. Bir daha öldürürsün, bir daha gelir."
"Eşkıyayı uçan kuş söyler, yatan taş söyler. Eşkıyanın sonu erinde gecinde kurşundur. Ama iyi, tatlı, insanca, namuslu bir ölüm olmalı gelen, gelecekse... "