"Sanki hâlâ doğru anda doğru trene atlayarak, üstüne bir de aktarma yaparak paçayı sıyırmayı umuyor gibiydi. Oysa çoktan istasyona varmış olduğunu ve inmekten başka yapacak bir şey kalmadığını gayet iyi biliyordu."
"Ağlamamalısın küçüğüm, yaşlıların ölmesi doğal. Senin önünde koca bir hayat var."
Bu salak beni korkutmaya mı çalışıyordu ne! Yaşlıların sanki bu onlara zevk veriyormuş gibi, tatlı tatlı gülümseyerek, " Sen gençsin, önünde koca bir hayat var," dediği hiç dikkatimden kaçmamıştır."
Öyle mi diyorsun?"Korkacak bir şey yok." Sakat bir hile bu. Mösyö Hamil en emin müttefiklerimizin korku olduğunu söyler hep. Korkmasak Tanrı bilir neler gelir başımıza, bu yaşlı adamın tecrübesine güvenin. Mösyö Hamil bile öyle korkuyordu ki Mekke'ye gitti.
"Ama ben mutluluk meraklısı degilimdir, hayatı tercih ederim. Mutluluk bir pisliktir, suratsızın tekidir, yaşamayı ona öğretmek gerekir. Mutlulukla ben aynı yolun yolcusu değiliz, onunla hiç işim olmaz. Henüz hiç politika yapmadım zira bu daima birinin işine yarar, ama mutluluğun itlik yapmasını engellemek için yasalar olmalı."
"Bokun içinde olduktan sonra herkes eşitti ve Yahudilerle Araplar kavga dövüş etseler de başkalarından farklı olmadıklarına inandırmak için yapıyorlardır bunu. Özellikle kardeşlik bunu gerektirir."