"İnsanları, doğayı, yaşamı sevmeyeceksen, yaşamanın ne anlamı var ki? Birçokları, birtakım çirkin gerçeklere bağlı kalmayı, onları bir an olsun gözden kaçırmamayı bir marifet sayarlar. 'Biz gerçekçiyiz' diye diye, zamanla hem kendi kişiliklerini çirkinleştirirler hem de o çirkin gerçeklerin gittikçe daha derin kökler salmasını, giderek neredeyse kutsallaşmasını sağlarlar. Ben o çirkin gerçeklere boyun eğmemeye kararlıyım. Bu yüzden yaşadığım sürece romantik tekmeler atıp duracağım o çirkin gerçeklere. "
"Yurtseverlikle milliyetçilik kavramları birbirine karışır genellikle. Oysa bu ikisi arasında dünyalar kadar fark vardır. Yurtsever, doğduğu büyüdüğü toprakları sever; kendi milletinin insanlarına yakınlık duyar. Oysa milliyetçi, kendi memleketini yeryüzünün en üstün ülkesi, bu ülkenin insanlarını dünyanın en üstün soyu sayar. Hatta örneğin, Almanya gibi başka ülkelere baskı yapıp, onları egemenliği altına almak ister; böylece faşizme yönelir. İşte bu yüzden de benim gibi enternasyonalizme inanan bir solcunun yurtsever olması çok doğaldır da, milliyetçi olmasının yolu yoktur."
"Ankara'nın taşına bakma,
Gözlerimin yaşına bak!
Bir sabah vaktı kaldır başını
Etnografya Müzesinden
Şu memleketin haline bak! "
(Fethi Giray/ 27 Mayıs 1960 öncesi yürüyüşlerinde dağıtılan şiir ve düz yazı metinlerden biri)