'Tanıdığım en inatçı çocuksun sen UMUT. Şu haline bak! Kolun, bacağın kırık, kalbin hep alçıda ama uslanmıyorsun. Her dönümde, her başlangıçta bir şekilde sızıp geliyorsun yanıma. Bir süre sonra diğerleri söve döve kovmak istese de sen inadından, alıştığından vazgeçmiyorsun.'
'BUNDAN SONRA BU HAYAT BENİ YENEMEZ. Artık mutsuzluğun kırıntısı bile hayatıma düşemez. Keyifli yaşamanın sırrını aldım. Mutluluğun kilidini açtım. Deva olabilirim artık her derde. İkna etmenin, ihya etmenin her yolu bende! BUGÜN MİLADIM OLACAK. BAŞARILARIM MİRASIM OLACAK. Göbek adım"özgüven"olacak bundan böyle.'
'En çok hayalime, anılarımı ve şu "an"ıma baktım. Kaç acıdan düştüm, kalktım da çıktım. Yorgunluğuma, kırgınlığıma, hayal kırıklığıma da sıkıca sarıldım. Benim onlar, dokunursam iyileşirler. Onlardan bir tane daha yok! Benden bir tane daha yok ! '
"Çocukken nasıl kırıldıysan hep oradan kırılırsın hatırlamazsan. Seni ne incittiyse hep oradan yara alırsın fark etmezsen. Nasıl acıdığını, neden sızladığını, nerden dağıldığını, kimden yaralandığını hatırla. Yaralarını anla iyileşmek için. Geçmişine sahip çık büyümek için "