Abdurrahman b. Ebi Leyla[165] ise şöyle anlatır: “Bir defasında şeytan, elinde bir meşale ile, namaz kılan Allah Resulü’nün (sav) yanına geldi. Allah Resulü (sav) dua okudu, Allah’a sığındı ancak şeytan gitmedi. Bunun üzerine Cebrail (as) gelerek:“Ey Allah’ın Resulü, şu duayı oku!” dedi:
“De ki: Allah’ın tam kelimelerine sığınırım. O kelimeler ki hiçbir iyi ve kötü insan o kelimeleri aşamaz. Yine yeryüzüne giren ve yeryüzünden çıkan şeylerin şerrinden, gökten inen ve göğe yükselen şeylerin şerrinden, gece ve gündüzün fitnesinden, gece ve gündüz hayır getiren olayların dışındaki musibetlerden Allah’ın kelimelerine sığınırım!”
Allah Resulü (sav) bu duayı okuyunca şeytanın meşalesi söndü ve yüzüstü yere kapaklandı.
Hasan-ı Basri’den mürsel olarak gelen şöyle bir rivayet vardır: “Bana gelen haberlere göre Cebrail (as), Allah Resulü’ne (sav) gelerek şöyle dedi: ‘Cinlerden bir grup sana tuzak kurmak istiyor. Yatağına girdiğin zaman Ayetül Kürsi’yi oku.’”
Muhammed b. Vasi[164] her gün sabah namazından şöyle derdi:
“Allah’ım! Sen bize öyle bir düşman musallat ettin ki, bu düşman ve maiyetindekiler bizim ayıplarımızı görüyor ama biz onu göremiyoruz. Allah’ım! Sen onu rahmetinden ümitsiz kıldığın gibi, bizden de ümitsiz kıl! Affından ümidini kestirdiğin gibi, bizden de ümidini kestir. Rahmetinle onun arasını uzaklaştırdığın gibi, bizle de onun arasını öyle uzaklaştır. Muhakkak ki Senin her şeye gücün yeter!”
Bu zat bir gün mescide giderken, şeytan bir kılığa bürünerek onun karşısına çıktı ve ona: “Ey İbn Vasi! Beni tanıdın mı?” diye sordu.
Muhammed b. Vasi ona: “Sen kimsin?” deyince
o: “Ben İblis’im.” dedi.
Muhammed b. Vasi: “Ne istiyorsun?” dedi. İblis: “Okuduğun bu istiaze duasını kimseye öğretme! Ben de bunun karşılığında sana musallat olmam.” deyince,
Muhammed b. Vasi: “Bunu öğrenmek isteyen kişiye engel olamam. Sen istediğini yapabilirsin!” dedi.
Hasan-ı Basri şöyle anlatır: “Bize ulaştığına göre, İblis şöyle demiştir: ‘Ümmet-i Muhammed’i günahlara teşvik ettim. Onlar da istiğfar ederek belimi kırdılar. Ancak ben de onları öyle günahlara teşvik ettim ki onlar bunu günah görmedikleri için istiğfar dahi etmediler. İşte bu günahlar hevalarına uymaktı."
"Şeytanın hilelerinden bir büyüğü de insanları, mezhepsel ihtilaflar ve husumetler konusunda körükleyerek onların bunlarla meşgul olmasını sağlamak ve bundan dolayı da kendilerini unutturmaktır."
"Denilir ki: Çok yemek yemekte yerilmiş olan şu altı husus ortaya çıkar:
1. Allah korkusu kişinin kalbinden gider.
2. İnsanlara merhamet kişinin kalbinden gider."
...
..."Ey Rabbim! Kulun İblis tövbe etmek ve Senin de bu tövbeyi kabul etmeni istiyor.” dedi. Allah (cc) da Musa’ya (as) şöyle vahyetti: “Ey Musa! İblis’e de ki: Âdem’in kabrine gidip secde etsin ki ben de senin dileğini yerine getireyim.” Musa (as) İblis ile karşılaştığında ona, “Eğer Âdem’in kabrine gidip secde edersen Allah senin tövbeni kabul edecek!” dedi. ...
(Allah’ın merhametine ve büyüklüğüne bakar mısınız? Emrine uysa kibrini ve hasedini yense şeytanı bile affedecegini söylüyor. Bizi niye affetmesin?! Elhamdülillah...)