Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Memleketlerine bombalar bir kez daha yağıyor, bu kez Amerikan bombaları. Leyla savaş görüntülerini her gün, çarşafları değiştirir, halıyı süpürürken, televizyonda izliyor. Amerikalılar savaş lordlarını bir kez daha silahlandırdı: Taliban'ı kovmak ve bin Ladin'i bulmak için Kuzey İttifakı'yla işbirliğine girdi.
"Ekmek çalanın elini kesiyorlar," dedi Meryem. "Kocayı öldürüp evden kaçan iki karıya ne yaparlar dersin?
"Kimse öğrenemez," diye soludu Leyla. "Hem bizi bulamazlar ki."
"Bulurlar. Er ya da geç, mutlaka. Safkan av köpekleri onlar."
"Meryem, lütfen..."
"Bizi yakaladıklarında, seni de benim kadar suçlu bulacaklar. Tarık'ı da. ikinizin ömür boyu kaçarak yaşamanızı istemiyorum: iki kanun kaçağı gibi. Hem yakalanırsak, çocuklara ne olacak?"
Yaşlar Leyla'nın gözlerini yakıyordu. "O zaman onlara kim bakar?" dedi Meryem. "Taliban mı? Bir anne gibi düşün, Leyla co. Bir anne gibi. Ben öyle yapıyorum."
"Yapamam."
.....
Bütün bu yılları, zihninin tenha bir köşesinde geçirmişti. Orada, geleceğin hiçbir önemi yoktu. Geçmişse yalnızca tek bir dersi içeriyordu: Sevgi, insana zarar veren bir hatadır.. İşbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama. Dolayısıyla, bu iki zehirli çiçek Meryem'in zihnindeki o kuru, kavruk arazide ne zaman sürgün vermeye yeltense, Meryem onları koparıp attı..