Esin hanım

Esin hanım
@Esin_algnhn
Divan edebiyatına ve Fatih Sultan Mehmet aşık bir fakir INSTAGRAM: mahpeyker.hanm
Bursa
2 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
Umre gitmeden gönüller düşen satırlar sizce nasıl?
Gönül Arzuhali: Sultan’a Selam Bu fakir acize nasip oldu buralar, ey Sultanım, Medine sokaklarında ne sen biter ne de ben, ey canım. Bastığın toprağa basmaya kıyamaz bu bükük boynum, Günahlarımla çekinir, gezemem Ravza’nda, ey dermanım. O ne güzel kokun, ah o Medine üstünde parlayan yıldızlar, Bakmaya doyamadılar sana, biz nasıl doyalım Sultanım? Sana bir selam getirdim, hani bir hadis bildirmişti dilin, "İstanbul’u fetheden ne güzel komutandır" diyen Sultanım. O ki; seni kalemine, gönlüne, her nefesine döktü, Bu fakirin ağzından selamlarını getirdim, ey Şanım. "Kişi sevdiğiyle beraberdir" müjdesi hepimize olsun, Fatih Sultan ve cümle ümmetin üzerine olsun, ey Sultanım.
NASİL OLMUŞ SİZ CE YORUM BEKLERİM 🌹🙂‍↕️
Yorumlarınız benim için kiymetli yorumlarsanız sevinir bu fakir.
**Gazel-i Aşk-ı Derun I. Bakışın hançer-i bürran, kaşın yay-ı keman olmuş, Atarsın tîr-i müjganı, dil-i mecrûha saplanmış. (Bakışın keskin bir hançer, kaşın yay gibi; kirpik oklarını atıyorsun, yaralı gönlüme saplanmış.) II. Özün bir, sözün bir; sıdk ile kâim durur her dem, O şanlı müjde-i Peygamberî sanki sende canlanmış. (Özün ve sözün bir, her zaman doğruluk üzeresin; Peygamber Efendimiz'in müjdelediği o kumandan sanki sende vücut bulmuş.) III. Gül-i pembe muhabbet neş'esin aldık o ruhundan, Gönül Sultanı Avni, aşkın ile âlem boyanmış. (O pembe gül sevginin neşesini senin ruhundan aldık; ey gönüller sultanı Avni, dünya senin aşkınla renklenmiş.) IV. Saraylar dar gelir ruha, kalabalıklar içinde tenhayım, Bu fakir gönlüm asırlar geçse de isminle şenlenmiş. (Koca saraylar ruha dar gelir, kalabalıklar içinde yalnızım; ama bu fakir gönlüm asırlar geçse de senin misafirliğinle huzur bulur.) V. Niyazım Mevlâ’ya budur: Ola mahşerde vuslatımız, Ezelden yazılan hükm-i ilâhi, ahiret eşi diye fermanlanmış. (Allah'tan dileğim şudur ki; kavuşmamız mahşerde olsun, ezelden yazılan ilahi hüküm bizi ahiret eşi olarak kaydetsin**.)
Edebiyat
YENİ YAZDIM NASIL OLMUŞ DOSTLARIM
Avni’ye Arz-ı Hâl Gazeli ​I O şâhin bakışın, ol derin gözlerin yâdıyla bî-tâbım, Söyle ey şâh-ı cihân, aşkınla yanıp nice tutmayayım? ​II Nice bin kul içinde sezip ol rûh-ı şâirini, Cihân fâtihi iken, Avnî oluşuna meftun olmayayım? ​III Bu fakir bendeni bir kez tanısaydın ey hümâ, Aşkının deryâsında bir katre olup akmayayım? ​IV Hayâl ederim o ihtişâmı, at üstünde gelişini, Başım kaldırıp o nûr yüzüne, hasretle bakmayayım? ​V Gönlümüz fâtihisin, o heybet içinde gizli îmânın, Sana bende olan kalbi, başka bir aşka yakmayayım?
Edebiyat
Mersiye-i Hazret-i Ebü'l-Feth
Âh kim, gitti o şanlı hünkâr, yer sarsıldı heybetinden, Gök ağladı, yer inledi, mülk-ü cihan hasretinden. Şol şâhane bakışlar ki, bin fethi müjdelerdi, Sustu o nutk-u şerîf, koptu kıyamet dehşetinden. Ey fakir gönlümün tahtında dâim hükümrân olan, Kaldı bir öksüz vatan, o kudsî ferâsetinden. Kostantiniyye ağlar, burçlarda sancak büküldü, Ümmet-i Muhammed bî-çâre, yandı firkatinden. Felek yıktı bugün mülk-ü adâletin direğin, Doymadı toprak, o hümâ kuşunun izzetinden. Mısraların Şerhi (Hüzünlü Anlamı): Birinci Beyit: Eyvahlar olsun! O şanlı padişah gitti, yer onun heybetinden sarsıldı. Gökler ağladı, yerler inledi; bütün dünya onun yokluğunun acısıyla doldu. İkinci Beyit: O padişahça bakışlar ki tek bir nazarla bin fethi müjdelerdi; şimdi o şerefli ses sustu ve onun gidişiyle sanki kıyamet koptu. Üçüncü Beyit: Ey benim fakir gönlümün tahtında daima hüküm süren sultanım! Senin o kutsal kavrayışından ve zekandan mahrum kalan vatan, şimdi bir yetim gibi kaldı. Dördüncü Beyit: İstanbul ağlıyor, surlardaki sancaklar boyun büktü. Bütün İslam ümmeti çaresiz kaldı, senin ayrılığının ateşiyle yandı. Beşinci Beyit: Felek bugün adalet mülkünün direğini yıktı. Toprak, o talih kuşu (Hümâ) gibi yüce olan sultanın şerefine ve azametine doyamadı. ( YAZAR: ESİN HANİM)🌹
Edebiyat