Öykücüyü besleyen kaynakların başında edebiyat dışı metinler gelmektedir. Tarih okumak, anı okumak, sosyoloji okumak, günceli takip etmek, felsefe okumak ve bu gündemleri edebiyata taşımak gerekir. Öykücü öykü okuya okuya belli bir anlatım ustalığına ulaşabilir. Ulaşmalıdır da. Peki ne anlatacaksın? Derdin ne? Problem olarak neyi gündeme getireceksin?
Öykücü yazdıklarının anlaşılmamasından ve dahi anlaşılmasından korkar. Esasen anlaşılmak da korkulacak bir şeydir. Sanat eseri dediğin şey, bir ucu karanlık ay gibi kendini kolay kolay ele vermemelidir. Öykü bir yarısı gözükmeyen, gözüken yarısı bir gece lambasının altında bulanık bir biçimde arz-ı endam eden bir sevgili yüzü gibi kendisinde olmayanları bile va'd eden bir ''esrar''a sahip olmalıdır. Öykücü bu esrarın efsununa uzak kalmaktan korkar