Gazze’nin kıyılarına yaklaşan bir gemi var.
Adı “Sumud” — yani kök salmak, dimdik ayakta kalmak.
O gemi yalnızca ekmek, ilaç, su taşımıyor.
İçinde milyonların duası var.
Mazlum çocukların gözlerine inmek üzere olan bir ışık,
yıkılmış evlerin ortasında yeniden filizlenecek bir umut var.
Kıyıya vardığında sadece bir limana demir atmayacak,
tüm kalplere bir haber verecek:
“Unutulmadınız. Yalnız değilsiniz. Sabır, kök salıyor.”
Ve biz, buradan bakarken,
biliyoruz ki o gemi, insanlığın sınavıdır.
Bir avuç insana ulaştırılan her damla su,
bütün bir dünyayı temizleyecek bir rahmettir.