Ey yıldızlarla süslenmiş Gece!
Bulutlar üzülür hâline
Gün bitiminde
Ağlayarak gitti güneş evine
Nedir bu hüsran ey mahzun Gölge!
Ziyaları küstürdün cismine
Nedir bu kasvet ey Ruh-ı bila-Can!
Sevdalı bulutlarda yok böyle hicran
Ey bahtsız Güneş!
Arz sinene perdesini çekmiş
Meltemler sûd etmez sana
Ey kalplerin dermansız kesiği
Tabibler sûd kılamaz sana
Ey yaralı Dilhun!
Karartma geceleri üzerine
Bil ki yıldızlar da var gökte
lem′a lem′
Ey biçare Pervane!
Eğer yapabilseydim
Güneşi alıp gönlüne koyardım
Ben bir şebnemim ancak
Sana olan tek sûdum
Bugün açıp yarın ölmek.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir rüyanın fevkinde
Fevkalade bir gezegende
Yürüyordum durmadan
Ebediyet filizlerini görmek için
Sonsuzluk bahçesinde
Biraz seyrettikten sonra
Nehir kıyısında rastladım
Bir aheng-i humaya
Susuzluktan bitâb düşmüştü
Yorgun kanatlarıyla selamladı beni
Dedim: "Ey biçare dilhûn!
Neden bekler durursun?
Yudumla âb-ı hayatı."
Güneş rengi dudaklarıyla
Uzanıp semaya
Sildi gözlerindeki demi...
Devam ettim yoluma
Yolum uzun ve yokuştu
Telaşlı bir rüzgâra rastlamıştım
Dedim: "Nedir bu telaş ey ruh-ı bila-cân!
Sükûn et biraz!"
Bir lahza bile durmadan
Koşup âfitaba haberlerini sundu
Âfitabın feryadı tenime dokundu
Biçare dilim zikirle doldu...
Bir süre daha seyre devam ettim
Leyl mevc mevc yolumu sardı
Şebnemler mudmaîn oldu
Sayfa 136 - Kitap yurdu doğrudan yayıncılık·Kitabı okudu
Yâd olmuş eller heyhat!
Gülü dikensiz mi sandın?
Yokuşmuş meğer hayat
Ölümü zulüm mü sandın?
Gülü koklasan Hakk'a aşina
Aya baksan Hakka'a zabıta
Baharı gelmeyecek mi sandın?
Sayfa 103 - Kitap yurdu doğrudan yayıncılık·Kitabı okudu