İnsanlar sevmeyi unutuyorlar, öyle telaşlı bir meşgalenin içinde kayboluyorlar ki nefes aldıklarında bedene yayılan oksijenin huzurunu, sağlığın keyfini, hayatın neden var olduğunu, düşünmenin anlamını unutuyorlar.
Duygularımız yüzünden yargılana yargılana saklanmayı öğreniyor ve belki de sürekli herkesten sakladığımız duygularımızı bir zaman sonra artık hissedemiyor, ruhumuzun rengini,varlığımızın neşesini feda ediyorduk yargılanmamaya.
“Anneler… yani kadınlar, insanı, toplumları, dünyayı doğuran..sürekli dolduran, doğurduğu yavruyu yaşatmak için kendi canından veren bir organizma, seven; adanan, çok seven, sevdikçe daha da adanan bir organizmayız biz… kadınlar.”