... En nihayeti o aklını bir güzele değil, aşkın kendisine vermiştir. Aşk kimi zaman bir güzelin gül gibi yüzünde, kimi zaman bir tesbih taşında, kiminde bir mezar başındadır. Aşk onları bir dilberle vuslata götürmez. Onlar sadece aşkın tecellisine vurulurlar.
En güzel libasları giydim hep, deriden çarıklardı giydiklerim. Ama bugün anladım ki bazen de toza toprağa bulanmakmış çocukluk. Kan görmeden kanı okudum. Dert görmeden dertlenenleri dinledim. Ben devlet idare etmeyi öğrendim ama insan nasıl bir devlettir, bunu öğrenemedim.