"Ama bu dünyada hiçbir şey sürekli değil; bu nedenle de neşe, ikinci dakikada, birincidekinden farklıdır; üçüncüde bir derece daha zayıflar, sonunda bütün bütün yok olur, eski durumumuza döneriz; suda genişleyen halkaların, sonunda suyun yüzeyiyle bir olup yitmesi gibi."
Söyleyin bana kendisini sevmeyen biri, başkasını sevebilir mi? Kendisiyle anlaşamayan biri başkasıyla anlaşabilir mi? Ya da kendinden bile bıkmış olan birinin başkasına keyif vermesi mümkün mü? Bu hiç kimsenin çözemeyeceği kadar çılgın bir ikilemdir.
-
Kendimizi severek kendi kendimizi desteklemeseydik yaşamın her alanında umutsuzluk ve çaresizliğe kapılmaz mıydık? Bu konuda kız kardeşim delilik olmasa ne yapardık zira insanın kendisini sevip kendisine hayran olması delilik değil de nedir? Ama insan kendini sevip beğenmezse terbiyeli sözler de edemez, terbiyeli davranamaz da.
-
Kısacası insan kendisini sevmezse kendisini güzel değil çirkin ve yaşlı görür, her an mezara düşecekmiş gibi görünür, müsamahakâr ve kibar biri gibi değil kasabanın palyaçosu gibi olur. İnsanım kendisi ile ilgili güzel fikirleri olmadan başkalarından saygı beklemesi çok zordur. O yüzden kendini sevmek son derece gereklidir. Sonuçta insan sadece kendisi gibi olarak mutluluğu yakalar ve bu tamamen insanın kendisini sevmesiyle alakalıdır.