"Muhakik ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. Bu ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, ruhumuzla yaşamaya başlıyorduk."
Bu kitap ben de öyle hüzünlü ve öyle güzel bir his bıraktı ki, hiç bitmesin istedim. Sabahattin Ali'nin o güzel anlatımına doyamadım. Bu yüzden en kısa zamanda diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Raif Efendi ve Maria Puder arasındaki ilişki tuhaftı. Ama tuhaf olduğu kadar da güzeldi. Kalbimde çok özel bir yer edindiler.
Bu kitabı okurken samimiyeti ve nahifliği hissediyorsunuz. Dünyanın karmaşasından yorulmuşken gönlünüze iyi gelebilecek bir kitap. Hayati hocanın verdiği örnekler ve Bekir Develi'nin samimiyeti çok güzel bir şekilde harmanlanmıştı. Çok beğendim.