Şimdi şu çağımda çocukluğumu, yetişme çağımı yazıklanarak hatırlıyorum ama ne olsa hiçbir yere gitmiyor denilen çocukluk bilr insanın elini uzatıp değiştiremeyeceği, düzeltemeyeceği yerlere gidiyor, hem de nelerle beraber. Bu yüzden belki de çocukluk, hep insanın sonradan, sonraki aklına göre inşa edip yeniden düzenlediği, gidenleri sanki gitmemiş, olanı olmamış yerine koyduğu hayali bir yer oluyordu. Yoksa çocukluk o kadar güzel ve anlatıldığı gibi olsa eminim şimdiki zaman da böyle olmazdı.
İşte şu loşlukta şimdi ne yapmak lazım, neyle oyalanmak, neden ne ummak lazım, hele şimdi, şu yoklukta yoksa büsbütün kararmak mı, ama elde mi, yakın mı, bilmem ki ne yapmak lazım?