Gülmenin en hoşu, âdem oğlanının kendine gülmesidir. Kendi cehaletine, kendi kalıbına, kendi iğriliklerine gülmesidir. Benim ayıttıklarım bu gülmeye bir vasıta idi. Bu vasıta ile insan insana erişir idi. Erişmekle kalmaz, insan insanın içine girer idi. İdrak denen şey nedir? Sevinçsiz idrak olur mu? Olmaz; koftur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gülmek ne hoştur. Gülmek âdemin kendinden kurtulup kendine sığınmasıdır. Bu böyle olur mu demeyin; olur. Gülemyen adem kendine yabandır, gülen âdem kendiyle tanış olur. Gülene oynaktır, laubalilidir deyu taş atarlar. Asıl laubali asık suratlı olandır.
Bu dünya konukluk. Ruhumuzun eşeği buraya kazıklanmaya! Lakin ol eşeği de otlatmak, sıvarmak gerek. Kudretten taltif, edepten hatip gerek. Ahıra göçmeden evvel otlakta nasip gerek.
Enese eşeğin namı nam olmaz. Kabrinde sünük, ardında hayırlı cücük bulunmaz. Kendinden geri katresi kalmaz. Bigâne eşek sırtına ahalinin kimesneyi almaz. Alırsa şahları alır, vüzerayı alır. Lakin zamanla Allahüteala da onun eşekliğini alır. Çakallaşır ve de sırtlanlaşır. Allahüteala bu nevi eşeklerden cümlemizi koruya! Açlıklarını doyuracak bereket daha görülmemiştir. Lakin edepsizlik de zamanla çürür. Yaşlanmış iğde dallarına bak! Aşağı doğru bükülüp aktıklarını, eğilip toprağa meylettiklerini görürsün. Ne meyve verirler, ne de dal yeşillenir. Ne bağ kalır ne bağlantı. Ne inat ne boyun eğme.
Bu keşmekeş içinde halin nedir deyu soranlara derim ki: Elhak, ben edebin eşeğiyim...Sahibim odur. Vurun sırtıma edep sahibini, yokuş yokuş bin fersah götüreyim.