Esra

Beyler geldi, beyler geçti; beyler ektiğini biçti. Kılıçla gelen kılıçla gitti. Ahaliye hep susuşmak kaldı.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir vardı bir yoktu. Gün günü geldi iteledi, gün günü arattı, gün günü yıktı. Zamanın kuyusu kurudu, ekin tarlaları helâk oldu. Savaşın azgın suyuyla dönen değirmen taşı insanın sevincini un ufak etti.
Bir vardı bir yoktu. Gün vardı yarın yoktu. Eşiklerden gönlü dolu çıkanlar, varlarına kâr katmadan, yoklarına var katmadan viran hanelerine elleri boş dönerlerdi. Çaresizlik çaresizin şeyhiydi ki kimi gün beyazı kara, kimi gün de derdi çare bildirirdi.
Bir vardı bir yoktu. Post vardı pir yoktu. Hak vardı fakat hak yoktu. Hakkını güden Kabe'den boş ibrikle, nefsini güden tövbeden mal mülkle dönerdi. Hakikat aynasına bakmaya gör; gözün kararır, için ürperirdi. Emirler savaş kuşanırdı, ahali yokluk; vay ki sığıntının, kaçan göçenin haline. İlhanlı kırar, Selçuklu hay hay ederdi. Karamanlı yıkar, Türkmenler alkış ederdi.
"Yahu Zeman Bey," dedi. "Sen niye kaçmadın ki?" Rebabî durgunlaştı. "Vallahi çok düşündüm Hâce," dedi. "Amma malı mülkü nice bırakırım?" Hâce konağın yüksek tavanın ipek perdelere, sedef kakmalı dolaplara, yerdeki Türkmen halılarına baktı. "Elhak, nereye bırakırsın?" dedi. "Sırat köprüsünde de bunları sırtlayıp gideceksin ki Cenab-ı Hak dingildeme göre!"
Sayfa 165·Kitabı okudu