📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ona sorarsanız bütün Alman milleti içinde bir tek kibar adam yoktu ve olamazdı. Alman karakterinde yumuşaklık, incelik, uysallık gibi toplum hayatını tatlılaştıran değerlerden hiçbirini görmüyor, ayrıca, onları bir kuralın dışına çıkmaktan, bir âdeti bozmaktan da âciz sayıyordu.
Hayır, bu yaratıklar her şeyin üstünde inatla dururlar, tuttuklarını koparmaya çalışırlar, düzene uygun hareket etmiş olmak için körü körüne, kafalarında bir duvarı delmeye bile kalkarlardı.
Zamanın tekdüzeliğini hiçbir şey bozmuyordu. Oblomovka halkı bu hayattan bezmiyordu; çünkü başka türlü bir hayat düşünemezlerdi. Düşünseler bile ürpererek başlarını çevirirlerdi.
Başka bir hayatı ne isteyebilirler, ne de sevebilirlerdi. Yaşayışlarını herhangi bir rastlantı değiştirecek olsa keyifleri kaçardı. Yarın bugüne, öbür gün de yarına benzemezse derde düşerlerdi.
Hayat usul bir ırmak gibi akıp gidiyordu: Yapılacak şey kıyıda oturup, birer birer herkesin başına gelen kaçınılmaz olayları seyeretmekti.
Oblomovların ve yakınlarının hayatlarında olay denebilecek başlıca üç şey vardı: doğum, evlenme, ölüm.