"Gördüğüm ve hissettiğim acılardan yoruldum artık, patron. Yağmur altında bir ispinoz gibi yalnız, hep yollarda olmaktan yoruldum. Hiç bir zaman bana eşlik edecek, bana nereden geldiğimizi, ve nedenini söyleyecek bir yoldaşım olmadan. İnsanların birbirine karşı bu kadar kötü olmalarından yoruldum. Yardım etmeye çalışıp ta edemediğim bütün o zamanlardan. Karanlıkta olmaktan yoruldum. Asıl da acıdan, çok fazla. Eğer sona erdirebilseydim, yapardım. Ama yapamıyorum..'
John o garip gözleriyle bana baktı; kanlı, dalgın, yaş dolu.. Ama yine de sakin o gözlerle. Sanki bir kez alıştıktan sonra ağlamak o kadar da kötü bir yaşam biçimi değilmiş gibi..'