“hiddetten ağzım köpürmüşken biraz yüzüme gülüp, önüme bir bardak şekerli çay sürerek gönlümü alırsanız, belki hemen o anda yelkenleri suya indirirdim. Üstelik duygulanırdım da; ama ihtimal,sonradan kendi kendime kızar,utancımdan aylarca uykularımdan olurdum. Huyum böyleydi işte.”