Kendi devletlerini kurma telaşına düşen etnik milliyetçilerin yüreklerinde taşıdığı coşkulu heyecan ve mantığın yok olduğu hezeyan sarmalı içinde boğulup kalan masum aşıklar sıradan insanların yaşam mücadelesi ve ebedi gerçekliğe ulaşmak için insanın evrendeki varoluşunu sorgulayan manevi Kurtuluş arayışları,
Bir yandan son nefesini veren Osmanlı Rus ve İran'ın imparatorlukları bir yandan Fransız devrimi ile Doğan halkların etnik duygularını şeytani bir marifeti baştan çıkaran Ulus devlet ülküsü ve nihayet sosyalizm doğum sancıları
“20 yüzyıl başlarken trans Kafkasya Azeri ise ermenisin gürcüsü ve daha nicesiyle farklı dinlerin yaşadığı farklı dillerin konuşulduğu Aras ve Kura nehirlerin bölgelerinde yaşanan etnik isyanlar ve toplum mücadeleleri kapitalist ve buna benzer birçok örgütün insanlığı sürüklediği yokuşlar”
Bir aşk macerası değil,bir tür sınıf kavgası, aidiyet duygusu yitirilmiş bir dünyada hiçbir yere sığamamanın verdiği çaresizlik.Tam oldum derken aslında hiç olma hikayesi.
Kudüs'ün sadece bir ırk veya din meselesi değildir bir insanlık meselesidir. Kudüs dünya ve içindekiler için göründüğünden çok daha büyük önem taşımakta,bunu yüzyıllardır bütün medeniyetlerin kendisi için çarpışması en büyük delilidir.
Dünya ve Türk tarihinin derin devlet ve teşkilat yapısının dayandığı nokta,yönetimin gerek siyaset,gerekse ekonomik vb. Yönden nasıl yönetildiğine değinir bu tür konulara ilgili olanların okuması tarafımızdan tavsiye edilir.
Dünya yönetimini, savaş stratejisini çok iyi anlatır.olayların iç yüzü asıl göründüklerinden daha farklı yerlerle ilişkili olması bağlantı kurma kabiliyetini artırır.