İşte yaşamım, çelikten bir bağla bir ucundan annemin karnına bağlanmış, sonra da Hintlilerin yaptığı ip numaraları gibi hiçliğin içine fırlatılmış. Sürekli olarak ipi kesip yeniden bağlıyorum. Kendimi yukarı çekiyorum, sonra aşağı kayıyorum. Gerilimin sürekliliğini sağlayan, gerilimin ta kendisi, olduğum şeyle olabileceğim şey arasındaki çekiş gücü.
Bir keresinde bana ölümden korkup korkmadığımı sormuştun.
Yaşamamaktan korktuğumu söylemiştim. Yaşamımı, kıt bir kaynakmış gibi idareli harcamak istemiyorum.