Ah, sessizliğin katındasın; mağaran
Ellerinde biriken yanılgılarla dolu
Zindanına yürürken var mı Leyla'ya varan
Bir kuyudan nereye çıkar sevdanın yolu
nereye yürüdüysem bakışın, duruşun, sesin
Anladım; söndürmeliyim tutuşan yüreğimi
Kendimi yakmış olurum yakarsam bu şehri
Çünkü sen her şeyinle bendesin
At vuruldu; içim paramparça Rüveyda
Gölgelerin ardına sakladım kusurumu
Sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
Ben burda damla damla eriyip akıyorum
Yine de, bırakamam yerlere gururumu
İstenmediğim yeri usulca terk ederim
Hâtıra kalsın diye bırakır da ruhumu
Mahzun bir derviş gibi boyun büker giderim