... - Peki niye gülüyorsun?
- Niye gülmeyeyim? Yangını gözyaşlarıyla söndüremezsin; ama şu taşkınlarına karışan gözyaşları, taşkını daha da güçlendirenilir...
Bu saygın ihtiyarın, bugüne dek gördüğüm en akıllı insan olduğundan emindim...
Beni sınamak için dükkânda yerlere gümüş bozukluklar atıyordu; yerleri süpürürken bu paraları gördüm mü, alıp dilencilere verilecek paraların konulduğu çanağın içine atıyordum. İkide bir karşıma çıkan paraların anlamını fark ettiğimde, tezgahtara:
- O paraları önüme serpmeniz boşuna... - dedim.
Korkunç bozuldu ve boş bulunup ağzından şunları kaçırdı:
- Ben ne yaptığımı biliyorum... bana akıl vermeye kalkışma!