Kadın, erkeğin kölesi değildir. Çünkü hiç kimse, Allah'tan başka birine kul olamaz. Kadın, toplumun esiri olmadığı gibi yeryüzündeki kuvvetlerin herhangi birinin esiri de değildir. O ancak -tıpkı erkek gibi- Allah'a ibadet eden, doğrudan doğruya onunla münasebet kuran ve yalnız ona samimi bir bağlılık, onun yolunda mükemmel bir kuvvet hisseden bir kuldur.
İslam'da özgürlüğün anlamı gerçekten çok geniş ve kapsamlıdır. İşte, bugüne kadar islam'daki özgürlüğün seviyesine, batıda ya da doğuda hiçbir özgürlük kavramı ulaşamamıştır. Bütün değerlerin ve güçlerin yanında bir özgürlük ve yalnız bir tek varlığa ibadet etmek. Yalnız Allah'a ibadet etmek ve yalnız ona kul olmak.
O, alışılagelmiş hutbelere, tekrarlanan sözlere, değişmeyen cümlelere sığmayacak kadar geniş, etraflı ve kapsayıcıdır. İslam, en güzel ve mükemmel şekliyle hayatın ta kendisidir ve hayatın ve toplumsal yaşantının her yönünü kapsayan ve sadece zorunluluklarla yetinmeyen, bilakis en güzeli ve en iyiyi hedef alan mükemmel bir düzendir. Belirttiğimiz bu şekle uyan her şey islam'dandır.
Açık konuşalım...
Bütün bunlar, kadına sahip olabilmek ve cinsel arzuları tatmin etmek içindir. Yoksa onun hürriyete kavuşmasını sağlamak için değildir.