Çiğdem Çak

Çiğdem Çak
@Etreart
“Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum”
İç mimar
Üniversite
Sivas
Sivas
4 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Gidiyorum. Yalpalayarak, dalgın adımlarla bir varoluşa doğru… Gittiğim yollar kalabalık , kaldırımlarda sessiz çığlıkların ayak sesleri, kulaklarımı tırmalıyor. Bilinçle acı çektiriyorlar ruhuma koşuşturmaları… Bir varoluş sonucuna varmadan koşan ayaklar, herkes bir yere yetişmeye çalışıyor.Kendini bulmaya kimsenin mecali kalmamış. Ç.Ç
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsan eşref-i mahlûkattır derdi babam bu sözün sözler içinde bir yeri vardı ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman bu söz asıl anlamını kavradı geçti çıvgınların, çıbanların, reklamların arasından geçti tarih denilen tamahkâr tüccarı kararmış rakamların yarıklarından sızarak bu söz yüreğime kadar alçaldı damar kesildi, kandır akacak ama kan kesilince damardan sıcak sımsıcak kelimeler boşandı aşk için karnıma ve göğsüme ölüm için yüreğime sürdüğüm eczâ uçtu birden aşk ve ölüm bana yeniden su ve ateş ve toprak yeniden yorumlandı.
Alıntı
Hür Olmak Nedir ?
En büyük hayalimdi hür olmak.Pervasızca uçan kuşları gördükçe göğe kafamı kaldırıp içimden sessiz çığlıklarla “Uçan kuşlar en büyük hayalim hür olmak” derdim.Bu cümleyi ya bir yerden duymuştu küçük yüreğim yada kendisi söylemişti.Bilinmeyen topraklara bilinmeyen diyarlara uçmanın keyfini kuşlara kaptırdığımızı düşünüp üzülürdüm.Aslında uçmak hür olmak değilmiş.Ya bir kaçış ise ya bir kovalamaca içindeyse yeri meskeni memleketi yuvası yoksa bu hür olmak mı oluyor ? Hür olmak nedir şimdi daha iyi anlıyorum.Kendi ülkende kendi memleketinde sen olabilmekmiş… Bir yuvada,yürüdüğün yollarda,bir kalpte,bir kitapta,bir şarkı sözünde izin olmakmış hür olmak.Sesli konuşmak değilde kelimeleri istediğin gibi konuşmakmış hür olmak.Sesini kısarak dinlendiğin şarkı olmamasıymış hür olmak.Fikirlerinle tartışmazmış fikirlerinin ötekileştirilmemesiymiş hür olmak.Seçemediğin şeylerin senin suçun gibi sana bir kambur gibi yakıştırılmamasıymış hür olmak.Nazım okuyorsun diye kominist Necip Fazıl okuyorsun diye faşist damgası almamakmış hür olmak.Kâğıt toplayan çocukların haklarını savununca sosyalist damgası almamakmış hür olmak.Çocuğunu komşusuna bırakıp intihar eden babanın çaresizliğini bağırarak söyleyebilmekmiş hür olmak.Yakılarak can veren kadınların otopsi sonuçlarını yayınlayabilmekmiş hür olmak…. Sanırım hür olmak acı ile bağlantılı bir şeymiş büyüdükçe daha iyi anladım.Acılarla haklarımızı kazanmaya çalışıyormuşuz.Hak kazandıkça hür olduğumuzu sanıyormuşuz.Böyle bir olay örgüsü sonucunda hür olunuyorsa hür olmak kuşlara kalsın…Biz o kaçan kuşlarız hür gibi gözüken ama yerinden yurdundan kovulmaya çalışılan kuşlarız.Kanatlarımız yara içerisinde kanaya kanaya birbirimize sarılan kuşlarız.Hür olabilmek için ölen kuşlarız. Yaşamı sadece iyi ile sonlandırmaya çalışan bir kalpte mesken
Duygu ve Düşünce
“Karanlıkları kovalıyorum.Buğulu hallerini,sisli hallerini,Ay’ın aydınlattığı hallerini… Gün doğmadan gecenin binbir türlü hallerini görüyor gözlerim.Tenime dokunuyor gecenin koyuluğu,hissediyorum beni çağrışlarını,çırpınışlarını yolumu aydınlatmak için Ay’ın gönderdiği mucizevi tılsımlarını topluyorum yürüdükçe yollarda,yollarım tükenmek bilmiyor hep yürümem gerektiğini fısıldıyor kulağıma.”
Duygu ve Düşünce
“Sözde senden kaçıyorum doludizgin atlarla, Bâzen sessiz sedasız, ipekten kanatlarla, Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla, Karşıma çıkıyorsun en sevdiğim imbatlarla,” Yavuz Bülent Bakiler