Hasan öztürk

Eğer derin bir dalıp düşünme halinde olan başını kaldırıp da arkasına bakacak olsa, sevdiğinin ilk defa, bilmezsin seni ne kadar seviyorum sözünü işitecek. Yüzünü görecek. Kırılmış bir gönül, satılmış bir sevgi, mazi olmuş bir istikbal hep orada, arkasında duruyordu. Cebinden çıkardığı, gözyaşları ile bazı yerleri bozulmuş bir resme hayranlık ve hasretle bakıyordu.
Reklam
Çalıyor! Fevkalade bir sabırsızlıkla çalıyordu. Cehennemden cennet kapısına sığınmış bir günahkar gibi ara sıra, Açın! diye yalvararak çalıyordu.
Zavallı hafıza! Günden güne yok olduğunu hissettiğimiz vücut denilen şu toprak yığıntısının üzerinde sürekli var olmaya çalışır durur. Bir hüzün veren bakışı senelerce korur. Bir sözü, bir tebessümü yıllarca saklar.
Bence en gerçek ikbal, ruhun göründüğü iki güzel göz, en büyük servet kalbin hissini gösteren gül renginde dudaklardan akseden tebessümdür. Güzellikten büyük asalet, kalp temizliğinden büyük servet mi olur?

Hasan öztürk

, şu anda okuyor
120 syf.
Samipaşazade Sezai
7.5/10 · 56,4bin okunma
Reklam