Derin anlayışınızla övünüyorsunuz, bir yandan da ikirciklerle dolusunuz; kafanız işlediği halde yüreğiniz kötülük batağına gömülmüş; oysa yüreği temiz olmayanın anlayışı da kıttır. Ya o küstahlığınız, sırnaşmalarınız, kırıtmalarınız! Yalan, yalan, hepsi yalan!
Arzunun akılla el ele vereceği gün hepimiz isteklerimize değil, aklımıza ihanet edeceğiz; çünkü aklımız başımızdayken manasız bir şey isteyerek bile kendimize bile bile fenalık yapmamıza imkan yoktur.
Bir de şöyle umursamazca elini savurursun, çünkü senin başlangıç nedenin yoktur. Oysa bir kez olsun gözlerini kapatıp kendini bütünüyle duygularının eline bıraksan; uzun uzadıya düşünmek yok, nedensiz, kısa bir süre bilincinden uzaklaşıp özgür kalsan, işte o zaman sev ya da nefret et, yeter ki bir şeyler yap.
Evet, ben yaşam boyunca sevginin başka türlüsünü düşünememişimdir ; şimdi bile sevginin sevilen tarafından kendi isteğiyle verilen, karşısındakinin ona hükmetme hakkı olduğuna inanıyorum. Yeraltı hayallerimde bile sevgiyi yaşama kavgasının dışında düşünemedim.