Zihnin deneyimlediği şey ne olursa olsun genellikle bir şeyleri çok istediğini ve bunun da mutsuzluğa yol açtığı bilinir..
Hoşumuza gitmeyen bir şeyler deneyimlediğimizde şiddetle bundan kurtulmak,hoşumuza giden bir şey yaşadığımızda da zevkin kalıcı olmasını isteriz .Bu yüzden de hep doyumsuz ve huzursuz oluruz.
Acı sürdükçe mutsuz oluruz, öte yandan keyifli şeyler yaşadığımızda bile tamamen mutlu değilizdir.Ya keyfimizin biteceğinden korkarız ya da keyfin yoğunlaşmasını dileriz.
30.000 yıl önce şuradan bir Avcı-toplayıcının tek bir tatlı yiyeceğe erişimi vardı :olgunlaşmış meyve.Bir taş devri kadınının incirlerle dolu bir ağacı gördüğünde yapacağı en akıllıca şey, bunlardan olabildiğince yemekti.Tabi yöredeki bir babun ağacı görene kadar:)
Yüksek kalorili yiyeceklerle tıkınmak genlerimize kazınmıştır.
Bugün her türlü bolluk içinde yaşarken ağzına kadar buz dolaplarıyla yaşıyor olmamızın sebebi :
DNA’MIZIN KENDİNİ HALA SAVANDA YAŞADIĞIMIZI ZANNETMESİDİR:)
Hepimizin yaşayabileceği sınırsız bir hayatı yok , en iyiyi yaşamak her zaman bolluklar içinde yaşamak değil.
Bunu kavradığımızda minimalist bir yaşam bizi kucaklamaya hazır bekliyor. Minimalizm az ile çok arasındaki dengedir.
Hayatımızdaki eşyaların, insanların,kafamızda büyüttüklerimizin sorgulanması halidir.
“Bu bir değer katıyor mu, bir amaca hizmet ediyor mu ve mutluluk veriyor mu ?” Sorularına anlam arayışıdır.
Bu kitap;
Ruhunuzu süpürür, siler ve tozunu alır.
Okunmalı ( tavsiye eden arkadaşımın varlığına şükür )
Hayata Yer AçRegina Wong · Paloma Yayınları · 2018161 okunma