Kulübede yalnız kaldı. Olsun, dedi kendi kendine. Cama yaslandı ve derin bir nefes aldı. Daha kendi yalnızlığıyla, ruh karışıklığıyla, gerçek zulümle karşılaşacak, ölüm kokusu soluyacaktı. İnanç ile bir güreş bekliyordu onu, umuda rastlayacaktı. Bütün bunlar onu bekliyordu ve o bunu bilmiyordu. Ama bir şeyler sezinliyordu, Havada bir koku vardı.
Kendi içinde bir yolculuk yapmaya çalışı- yordu, bir yolunu bulup o ilk kırmızı ipliği yakalamak, kendini, beynini yutan kızıl tortunun içine çekmek, başladığı yere kadar görüsünün izini sürmek, çözmek, ne olduğunu, niye olduğunu bulmak istivordu. delirmemeyi şiddetle arzuluyordu.