Keşke "öylesine bir uğramasaydın" Ukde. Keşke "ömürlüğüne bir uğrasaydın". Kitabın ismi bile artık acı veriyor.
Şüphesiz, hayatım boyunca benim de içimde ukde kalacak bir kitap oldu #k:457493. Asla böyle bitmesini istememiştim. Asla böyle bir sonu aklımın ucundan geçirip tahmin bile etmemiştim. Çok üzgünüm ve ne desem bilemiyorum. :(
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, yine sonuna kadar soluksuz okudum. Bir an olsun kitabın başından kalkamadım. En son satırına, kitaptaki o son noktaya kadar gerim gerim gerildim ve son sayfada, özellikle sayfadaki son cümlelerde burun direğim sızım sızım sızladı. Son sayfayı 1 değil, defalarca kez tekrar tekrar okudum. Sesler kulaklarımda uğuldadı, mazideki tatlış sahneler gözümde canlandı. Sonra gerçekle acının mezarına gömüldüm. Ağlama krizi geldi. Hâlâ inanamıyorum ve büyük bir şok geçiriyorum. Çok daha farklı şeyler beklemiştim. Hem de çok ama o öylesine ters köşeler yedim ki inanamadım.
İlk kitapta Necip gibi bir babanın öyle bir karaktere sahip olabileceğine asla inanmıştım. Haklı çıktım ama neler neler olmuş, olan olayları yine kesinlikle aklımın ucuna dahi getiremedim.
Yine çok güldüm, çok eridim ama canlar şunu bilmesiniz ki ilk 150 sayfa ne kadar güzelse son 150 sayfa bir o kadar acı ve şoke edici. Heyecandan başından kalkamıyorsunuz ve gerim gerim gerilerek, her sayfada ayrı ayrı şok geçirerek soluksuz bitiriyorsunuz. Bitirdiğinizde de maalesef sizler de soluk alamıyorsunuz.
Taner'ime, Olcay'ıma, Ukde'me, Eflah'ıma her birine ayrı ayrı üzüldüm. Son noktasına kadar umutla bekledim. Sonda imzaya gelen kızı Ukde sandım, Taner'in karısının ismi farklı olsa da, "Ham yap bakayım, canım Amasya'm" diye bir an cümle kurabilmesini bekledim. Ama o televizyonda verilen haber beynimde patlayan bir bomba etkisi yarattı.
Spoiler vermek