Oysa insan, fıtratı gereği bilmeye meyleden, bilmekten haz duyan bir varlıktır. (…) Küçük bir çocuğun dahi bir şeyler keşfettiğinde yüzündeki mutluluk kolayca okunabilir. Okul bu öğrenme Şevki çiçeğinin üzerinde yıllarca tepinir.
Okullar gençleri öğrenmekten nefret eder hale getirmektedir. Okul sistemi içerisinde sürekli dış motivasyon kamçılanmaktadır: “Yaparsan şu notu alırsın, bu kitabı okursan sınıfı geçersin, şu kadar puan alırsan öğrendiğine kanaat getiririz.”
Diploma isimli belge ve bunun ucuna bağlanan eğitimin maksadı açıkça bellidir. Zaten yönlendirme çok bariz olduğu için öğrencinin de amacı zorunlu olarak bu diplomayı almaya dönüşür.
Elbette okulların bir anlamı vardır. Bu anlam size “X mesleği yapması yasak değildir belgesi(diploma) vermesi üzerine odaklanmıştır. (…) Bunun bir çeşit serbest piyasa manipülasyonu olduğu söylenebilir.
Modern çağda pek çok genç kendisini öğrenci konumunda, bir okul içerisinde çok daha rahat ve kendisi gibi hissetmektedir. Örneğin bir ticaretin içerisine girdiğinde ya da çalışma ortamına dahil olduğunda toprağı değiştirilmiş bir bitki gibi olacaktır. Bu pek çok kişi için bir çeşit anksiyete tetikleyicisidir.