Patronunuzun bir şeyi farklı yapmanızı söylediğini düşünün. Kendinizi hemen “denetim altına alınmış” hissedersiniz. Asla bir şeyi doğru yaptığımı düşünmüyor. Ona göstereceğim, diye düşünürsünüz. Patronunuz bunu öylesine söylemiş olabilir, ancak bu sözlerin tetiklediği duygular çok güçlüdür. Gerçekte bu etkileşim anne babanız ya da öğretmenleriniz gibi, geçmişinizdeki otorite figürleriyle aranızdaki ilişkilerde çözemediğiniz sorunlarla ve bu sorunların yarattığı acıyla ilişkili olabilir. Duygu aktarımı yaşadığınız bir ilişki başladığında anne babanızla birlikteyken gösterdiğiniz bütün eski davranış kalıplarını ortaya dökmeye başlayabilirsiniz, fakat bu asla işe yaramaz. İşyerinizde çalışan değil, çocuk olursunuz.
Bir başkasının sorumluluklarını yükleniyor ve bundan dolayı güceniyorsanız, duygularınızın sorumluluğunu üzerinize almalı ve mutsuzluğunuzun sebebinin birlikte çalıştığınız kişinin hatası değil, kendi hatanız olduğunu anlamalısınız. Diğer sınır çatışmalarında olduğu gibi, önce kendinizden sorumlu olmalısınız.
Birisinin taleplerine veya kontrol edici tutumuna teslim olmak ve onun öfkesinin, somurtkanlığının ve hayal kırıklığının sorumluluğunu üstlenmek, evlilik ilişkisinde sevgiye zarar verir.