Eğer öfkenizin başka birinin sorunu olduğunu ve bunu onun tamir etmesi gerektiğini düşünürseniz, yıllarca beklemeniz gerekebilir. Eğer öfkeliyseniz, birisi size karşı hatalı davranmış olsa da, bu konuda bir şeyler yapmak sizin sorumluluğunuzdadır.
Bizler duygularımızı, “Senin … olduğunu düşünüyorum” şeklinde iletmeyiz. Duygularımızı, “Kendimi hüzünlü, incinmiş, yalnız, korkmuş… hissediyorum,” diyerek iletiriz. Bu kırılganlık duygusu, yakınlığın ve ilginin başlangıcıdır.
Hiç kimse, sınırlarını belirlemeden, evden ayrılmadan ve bir başka yere bağlanmadan gerçek anlamda bir yetişkin olamaz. Aksi halde kendi değerlerimizi, inanç ve düşüncelerimizi -yani kimliğimizi- oluşturup oluşturmadığımızı, ya da ailemizin fikirlerini taklit edip etmediğimizi asla bilemeyiz.
Sınırları zedelenmiş biri genellikle karakterinin olgunlaşmamış, gelişmemiş yönlerini yetişkinlere özel romantik ilişkiye taşır. Düşük bağlılık ve yüksek risk bulunan bir ortamda yaralarını sarmak için güven, bağlılık ve istikrar arar. Genellikle kendini birlikte çıktığı kişiye doğru atıverir, çünkü çok ihtiyacı vardır. Ve “işler yürümediğinde” de mahvolur.
Romantik ilişkiler doğaları gereği risklidir. Başkalarıyla iyi bağlantılar geliştirememiş ve sınırlarına saygı gösterilmemiş pek çok bekar, uyumlu arkadaşlık kurallarını karşı cinsten biriyle flört ederek öğrenir. Bu ilişkilerin güvenli yanının onlara sevmeyi, sevilmeyi ve sınırlar belirlemeyi öğretmesini umar.