Şimdi sen Eylül’e sarılmış uyuyorsun ya,
Hani böyle gözlerini melek gibi kapatıp,
Saçlarının telleri gözlerinin önüne gelip,
Öpmelere kıyamadığım ellerin yastığın altında,
Karnına kadar çekersin bacağının birini,
İşte ben seni böyle uyurken özlemeyi çok ama çok özledim..
Yanında olmak saçlarınla oynamak,
Gıdını seve seve uyutmak isterdim seni..
Uyuman bile içimde kocaman bir hasret,
Keşke yanında olabilseydim,
Şu sensizlikten buz tutmuş ellerim,
Yüzünde azıcık ısınsaydı,
Yanaklarım yanaklarına değse,
Nefesinle ısındaydım.
Melek gibi uyuyan yüzünü izlesem,
Gözlerime huzur gelseydi,
Sen koksaydı saçım, başım, elim, kolum..
Kollarının arasında uyuya kalsam,
Sabah olsa, saç tellerinin yüzümü gıdıklaması ile uyansam.
Soluma dönsem seni görsem,
sağıma dönsem kokunu hissetsem,
Uykulu açamadığın o gözlerinden öperek uyandırsam,
Sersem haline takılıp, kızdırsam azıcıkta..
Dağılmış saçlarını ben düzeltsem,
Öpsen nefes olsam,
Sarılsak güne aydın olsak..
Boncuk gibi bakan o gözlerinin koruyucusu olan göz kapaklarından öperim..
Seni dünden daha çok seviyorum …🫂