'Ya laik ve çağdaş bir ulus olacaktık ya da din ve gelenek arasına sıkışmış bir İslami toplum. Ya hayallerimiz gerçekleşecekti, ya da karanlıklara gömülecek, aydınlığı belki ancak sömürge olarak yakalayacaktık.'
'Böyle konuşma' dedi heykel, sesi de aynı yüzü gibi soğuktu. 'Bizler şeriatın yerine çağdaş hukuku , aşiret düzeninin yerine devlet gücünü yerleştirmeye çalışmıştık. Ya siz ne yapmaktasınız? Aynını değil mi?'