·
Okunma
·
Beğeni
·
10676
Gösterim
Adı:
Köprü
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752892637
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Köprü
Köprü
Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler.

Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden.
(Tanıtım Bülteninden)
240 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Ayşe Kulin, Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu'nun hayatından esinlenerek yazmış bu romanını. 30 yıllık bürokratik işlemler, 1971 muhtırası, hükümet değişiklikleriyle yapılamayan köprü, birçok insanın hayatına mal olmuştur. Hamile karısını köprü olmadığı için hastaneye yetiştiremeyen, doğum sırasında eşini kaybedip öksüz bebeğiyle başbaşa kalan bir vatandaş, valiye çıkıp durumu anlatır. Bebeğe bakamayacağını, ona valinin sahip çıkması gerektiğini söyler. Bu olayla vali "Gidemediğin yer senin değildir." anlayışıyla köprünün yapılması için kolları sıvar. 30 yıllık tozlanmış dosyaları gün yüzüne çıkarır. Müdendis aramaya, Erzincanlı işadamlarından maddi yardım sağlamaya çabalar. Fırat'ın bir yanında bu olaylar yaşanırken diğer yanda Başbağlar Katliamı meydana gelir. 33 kişinin öldüğü, cami ve evlerin yakıldığı bu katliamla birlikte köprünün yapılması vali için en temel ihtiyaçların başında gelir. Gece gündüz azimle çalışırak halkın sevgisini de kazanır. Yaşadığı dönemde farklı fikirleriyle "Süper Vali" olarak anılmış Recep Yazıcıoğlu.

Yaşanmış olaylardan bahsedilmesi kitabı daha etkileyici kılmış. Kitapta valinin hayatının yanı sıra, yöre insanının hayatı, terör, alevi-sünni gibi olaylara da değinmiş yazar. Bence mükemmel bir anlatımı var. Okunmaya değer bir eser, tavsiye ederim. İdealist insan sayısının artması dileğiyle... İyi okumalar.
240 syf.
·4 günde·5/10
Kitap gerçekten guzeldi. Erzincan valisinin köprüyü kurmak için mucadelesini anlatıyor. Buram buram tarih kokan malesef arada acı olaylara şahit olabileceğiniz gerçek , yaşanmış olaylar okumanızı tavsiye ederim.....
  • Füreya
    8.5/10 (738 Oy)750 beğeni3.843 okunma504 alıntı12.704 gösterim
  • Nefes Nefese
    8.4/10 (1.195 Oy)1.149 beğeni5.519 okunma351 alıntı17.507 gösterim
  • Sevdalinka
    8.4/10 (1.146 Oy)1.173 beğeni5.755 okunma691 alıntı20.651 gösterim
  • Umut
    8.3/10 (817 Oy)876 beğeni4.538 okunma349 alıntı13.318 gösterim
  • Dönüş
    7.4/10 (673 Oy)610 beğeni3.551 okunma259 alıntı13.081 gösterim
  • Veda
    8.3/10 (1.404 Oy)1.390 beğeni7.254 okunma364 alıntı18.633 gösterim
  • Gizli Anların Yolcusu
    7.6/10 (936 Oy)757 beğeni4.318 okunma398 alıntı10.526 gösterim
  • Kumral Ada Mavi Tuna
    8.4/10 (1.419 Oy)1.320 beğeni5.024 okunma2.221 alıntı18.663 gösterim
  • Uzun Beyaz Bulut Gelibolu
    8.3/10 (1.102 Oy)975 beğeni4.243 okunma1.045 alıntı15.376 gösterim
  • Bir Dinozorun Anıları
    8.6/10 (1.020 Oy)1.019 beğeni3.851 okunma1.553 alıntı19.754 gösterim
255 syf.
·2 günde
https://www.google.com.tr/...usu-ve-hikayesi/amp/

Köprüyü isteyen ama bir o kadar da sahiplenmeyen bir halk!

Recep Yazıcıoğlu’nun etkileyici hayat hikayesinden esinlenilerek yazılan eserde, bölge halkının hem zalim hem mazlum oluşu, çift taraflı yapılan hatalı eylemler, siyah beyazdan ziyade griliklerle bezenmiş ama bir o kadar da kan kırmızısı fona sahip bir bölge ve tarihi anlatılmakta.

İsmet Paşa’nın heykeliyle dertleşen Vali’nin içsel sorgulaması, dönemin şartlarına göre yapılanları objektif biçimde yargılaması, yöre halkının gerek dış güçlerin gerek terör örgütlerinin provakasyonlarının etkisinde kalması, devletin güvenlik önlemleri alırken sertlik düzeyini ayarlamasında yaşadığı sorunlar, yerel ve merkezi yönetimin birbirini anlayamadan kopuk hareket edişi, iktidarların bencilliği, çalışan bürokratların sürgünlere uğraması, idealizmin cezalandırılması, halkın devlete olan inançsızlığı, tarihin tozlu sayfalarına gömülmüş yeniliklere kapalı bir dünya...

“Ulaşamadığın yer senin değildir!” diyen Vali, basit bir köprü değil can damarı inşa etme derdinde. Bir ananın çocuğunu doğururken hastaneye yetişemediği için ölmesi, bir köyün devletin askeri gücü zamanında yetişemeyeceği bilindiği için taranması vs. kul hakkını her şeyin üstünde tutan bir dine mensup olan tüm dindar yöneticilerin önceliği olması gerekirken neden en kolay harcanan şey insan canı olmaktadır? Anasız kalan öksüzün babası devlet baba olması gerekmez mi? Baba sırtını dönerse kime güvenir çocuk? Devletin gücü, eli, hukuku her yere uzanmalıdır Vali’ye göre. Herkese rağmen devlet güçlüdür, öyle kalmalıdır!

Sadece para değil inançsızlık da etkili olmuş söz konusu köprünün yapılamamış olmasında yıllar yılı. Bölge halkından önemli bir isim olan müteahhit Hüdai başta olmak üzere yerel halkın bu köprünün tamamlanırsa yapacakları eylem olan “Kolumu keserim, bacağımı keserim, sakalımı keserim...” gibi sözler söylemeleri sanki bu köprünün onlar için değil de onlara rağmen başarılmasını istediklerini gösteriyor. Düşündürücü... Bölge halkının yevmiye olarak başka illerde çalıştıklarının iki katı para alacak olmalarına rağmen bölgelerindeki inşaatta çalışmayı reddetmeleri kafa karıştırıcı! Neden?! Ayrıca bölgeye devletin yapacağı işler için çalışacak şirket vs. bulunurken hak edilen ödenekten mislice fazla para isteyen bölge insanının devleti sömürme arzusuna da işaret edilmekte. Öte yandan yapılacak olan her işin mükemmel olmadıkça devlet tarafından kabul edilmemesinin en hayati ihtiyaçların giderilmesine engel olduğu, bu durumun yerel idareler ile merkezi idarenin uyuşmayan tavrından kaynaklandığının altını çiziyor Kulin.

Buzlar erimeden tabirinin de hikayesi şöyle: http://www.milliyet.com.tr/...mi-daha-deli-1125732

Ayşe Kulin’in söylediği üzere “Tüm köprüler, hep sevgiye, hep dostluğa uzansın.”
255 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Erzincan Valisi olan Efsane ve Deli Vali olarak ta Türkiye Cumhuriyeti tarihine adını yazdırmış Recep Yazıcıoğlu' nun isim verilmeden öykülendirildiği bir kitap "Köprü". Olagan üstü bir brokratin, 30 yil bekledikten sonra kavuşulan köprünün hikayelendirilmesi ve Ayse Kulin' in muthis kalemi. Gercek yasam hikayeleri daha cok etkilemistir hep beni. Kitabi cok severek okudum. Okumayanlara tavsiye ederim...
Kitapla kalin...
240 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Köprü yaşı 30un üstünde olan herkesin hakkında az ya da çok şey bildiği "başpınar köprüsü"nün yapım hikayesini anlatıyor. Sayın süper vali Recep Yazıcıoğlu'nun,fıratın her iki kıyısında yaşayan halkın,erzincan ve tunceli çevresindeki yaşamın perdesini aralıyor bize Ayşe Kulin. Ve benim kendisini sevmemin en önemli sebebidir;yaşanmışlıkları dile getirmesi. Köprünün tarihini anlatırken aslında öyle güzel derlemiş ki o civardaki tarihi...ayaklanmalara değinmiş ve çok doğru bir tespitte bulunmuş. Diyor ki;"devletin ilk kurulduğu yıllarda doğu ile batı arasında çooook büyük uçurum vardı. Yenilikler yapılırken bu büyük fark gözardı edilerek her yere aynı şekilde aynı kalıpla ve büyük bir hızla aşılanmaya çalışıldı. Oysa doğu,batı kadar hazır değildi devrimlere inkılaplara. İşte bu durum türk kürt vs ayrımına hem zemin hazırladı hem de bu ayrımı körükledi. ". Kimbilir belki de bu kültürel uçurum kapatılıp sonrasında reformlar ulaşsaydı,daha barışçıl yaşayan bir doğumuz olurdu. Ayrıca bir başbağlar baskını var ki...kanım dondu.
Kulinciler bilir ki akıcı bir dille günlük kelimeleri de kullanarak enfes cümleler eşliğinde bir yaşanmışlık okuyacaklardır. Bunun bilinciyle çok severek okudum. Kitabın uzuuun zaman önce izlediğim bir filmi vardı ama yakın zamanda da dizisi çekilmiş. Önce kitabı okumanızı,ardından filmini en son da dizisini izlemenizi tavsiye ederim. Kitapla kalın.
240 syf.
·8/10
Ah be valim ne eziyet ettilerde yolunuzdan dönmediniz. Ülkede bir köprü nasılda yapılmaz nasılda önüne bürokrasi ile yapılmamasın diye bin takla attılır. İşte size kapı gibi kitap.
240 syf.
·Puan vermedi
Merhum Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu'nun yaşamından esinlenerek kaleme alınmış çok güzel bir eser. Vatanımızın rahmetli vali gibi idealist insanlara ihtiyacı var. Dilerim gelecek nesillerden, pek çok Recep Yazıcıoğlu çıkar.
240 syf.
·Beğendi·10/10
ilk aldığımda hiç fark etmemiştim. Dizisi ve filmi varmış. Kesinlikle vali cevval türk valilerinden gurur duyulacak bir hikaye ve yine ayşe kulin yazmış :)
240 syf.
·4 günde
Ayşe Kulin, Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu'nun hayatından esinlenerek yazmış bu romanını.Fırat'ın her iki yakasında yaşayan halkın, bir köprü olmadığı için yaşadıkları türlü zorlukları anlatıyor. Köprünün 30 yıllık tarihinin yanı sıra o zamanın tarihi olaylarına, ayaklanmalarına da değiniyor. Bayram, Öksüz ve Elmas'ın başından geçenleri okuduğum zaman gözyaşlarıma hakim olamadım. Gerçek hayatı bu kadar iyi bir üslupla dile getirip, o zamanlara ayna tutan Ayşe Kulin'e minnettarım. Bir gün Erzincan'a yolum düşerse ilk işim o köprüyü görmek olacak. Çok etkilendiğim bu romanı sizlere de tavsiye ediyorum.
240 syf.
·23 günde·Beğendi·10/10·
Süper Vali Recep Yazıcıoğlu...

Çeyrek asırdır yapılamayan, yapılması engellenen, bir sürü siyasinin değiştiği ama kimsenin yapamadığı köprü. Doğu insanın töreye teslim oluşu.

Süper Vali bile yetersiz bence Recep Yazıcıoğlu için. Yöre halkının yararına olacak bir durum söz konusu olduğunda gözünü karartan, bu hususta herkesi karşısına alan Buzlar Çözülmeden'di O...

Yöre halkının hayatlarına değinişi, valinin kararlı yapısı güzel anlatılmış. Elmas ve Öksüz derinden etkiledi beni. Recep Yazıcıoğlu keşke şu zamanlarda da yaşasaydı dedirtti bir kez daha. Daha önce okumamış olduğum için kızdım kendime.

Bu kitabın elimde bu kadar uzun süre kalması tamamen kişisel sebeplerden kaynaklanıyor, 2 günde bitecek; elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir hikaye.
240 syf.
·Puan vermedi
Köprü #starkyorumluyor
Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanlarının öyküsü.
Vali Recep Yazıcıoğlu’nun renkli kişiliği, köprü yapımını gerçekleştirişi anısına Ayşe Kulin tarafından yazılan olağanüstü bir eser Köprü. Ayşe Kulin ile tanıştığım kitap. Kalemine hayran kaldığım, bir solukta okuduğum bu kitabıyla birlikte yazardan okuyacağım diğer kitaplar için oldukça heyecanlıyım. Dönemin yaşantısına ve olaylarına ışık tutan, köprü yapımında karşılaşılan sorunlara akıcı diliyle yer veren bu roman, herkesin listesinde bulunması gereken, özellikle valinin hayatını ve köprü yapımını merak eden herkes için inanılmaz bir başyapıt. Türk yazarlarını okuyamayan veya okumak istemeyen popüler kültür kurbanlarına Ayşe Kulin’e şans vermelerini ve önyargılarından sıyrılıp Türk yazarları keşfetmelerini öneriyorum. @everestyayinlari nın Türk yazarlarından oluşan geniş kütüphanesine bakmalısınız. Ayşe Kulin’den önerilerinizi bu postun altına bekliyorum. ️
255 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Köprü,Erzincan için hayati öneme sahip fakat 30 yıldır bir türlü yapılamamış,sonunda idealist bir Vali sayesinde bütün sıkıntılara rağmen farklı yöntemler de uygulanarak yapılıyor.Doğu illerimizde yaşanan dram yine Ayşe Kulin in akıcı üslubuyla anlatılıyor...Kitabı bitirdikten sonra Vali Recep Yazıcıoğlu köprünün son halini internet den de izledim... Gerçek olayları okumayı belki de bu yüzden seviyorum.
Maksat bölücülük. Maksat nifak yaratmak. Bir vahim hatayı başka bir hatayla çoğaltmak! Kanı kanla temizlemek! Asla affetmemek! Asla uzlaşmamak! Kürt, Türk, neyse ne, bizim insanımız hiç adam olmayacak mı?
Ayşe Kulin
Sayfa 121 - 2006

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Köprü
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752892637
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Köprü
Köprü
Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler.

Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 3.638 okur

  • Merve ÇİTIRKI
  • Bilal Ömer Yıkım
  • Betül
  • Işılay
  • Gulay gokmen
  • Ümit AĞAN
  • nagihan öztürk
  • Enes MERMER
  • Derya Kızılırmak Hasçelik
  • Demir Demirkıran

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.5
14-17 Yaş
%2
18-24 Yaş
%12.6
25-34 Yaş
%28.3
35-44 Yaş
%33.5
45-54 Yaş
%16.7
55-64 Yaş
%2
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.7
Erkek
%19.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.7 (180)
9
%20.6 (150)
8
%24.5 (178)
7
%9.3 (68)
6
%5.2 (38)
5
%2.5 (18)
4
%0.8 (6)
3
%1 (7)
2
%0.1 (1)
1
%0.4 (3)

Kitabın sıralamaları