Fevzi Çakmak yıllar sonra şöyle tarif edecekti...
"Eğer o günlerde bir tayyareden memlekete bakarsanız, yer yer yanan ateşler görürdünüz, bunlar ışıldayan çoban ateşleriydi, hepsini birleştirecek alev lazımdı, işte o da Mustafa Kemal'in meşalesiydi!"
Penceresinden İstanbul Boğazı'na her baktığında top namlusunu gören Vahdettin, Dolmabahçe Sarayı'nın bombalanmasından korkup, Yıldız Sarayı'na taşınmıştı.
İkinci Mehmet'in fethettiği İstanbul'da...
Altıncı Mehmet'in hali buydu.