1000Kitap Logosu
Resim
Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.8
8,5bin Kişi
27,7bin
Okunma
1.667
Beğeni
35,4bin
Gösterim
Unvan
Türk Gazeteci, Yazar
Doğum
İzmir, Türkiye, 1965
Yaşamı
Türk gazeteci yazardır. Yılmaz Özdil, İzmir Atatürk Lisesi'nin ardından Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Gazetecilik bölümünden mezun olmuştur. Mesleğe Yeni Asır gazetesinde muhabirlik yaparak başladı. Ardından Fatih Çekirge'nin genel yayın yönetmenliği yaptığı Star gazetesinin kuruluşunda bulundu. Star gazetesinden ayrıldıktan sonra Ciner Medya Grubu'na geçti. Sabah gazetesinde köşe yazarlığı ve atv haber genel yayın yönetmenliği görevlerinin üstlendi. atv ve Sabah'ın TMSF'ye devredilmesinin ardından Hürriyet gazetesine geçti. 2008 yılında Uğur Dündar'ın sunduğu Star Ana Haber bülteninin yayın yönetmenliğini yapmaya başlayan Özdil, Hürriyet'in üçüncü sayfasında ve aynı zamanda Fanatik gazetesi çatısı altında spor yazarlığı da yaptı. Halen Sözcü Gazetesinde yazmaktadır. Yılmaz Özdil, Üniversite 3. sınıftayken tanıştığı Hülya hanım ile 1989 yılından beri evli olup Pelin (d.1991) adında bir kız çocuğu vardır.
456 syf.
·
17 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bu kitabın fevkalâdeliğini tarif edecek kelime bulamıyorum. Gözyaşları içinde okudum ve nasıl bittiğini de anlamadım. Bitmesini istemediğim kitaplardan... Ülkemiz yangın yeriyken hem içerideki, hem de dışarıdaki hainleri çok güzel bir şekilde gözler önüne sermiş, Yılmaz Özdil. Eksik bildiğim birçok şeyi, öğrenmiş oldum bu sayede. Her bir sayfası, her bir kelimesi altı çizilerek okunacak bir kitap. Ve de en önemlisi ders alınması gereken o kadar çok nokta var ki... İmparatorluğun başkentinde İngilizler, Egede Yunanlılar, Akdeniz de İtalyanlar, Güney-Doğuda Fransızlar, Doğuda Ermeniler şiddet saçıyor. Yapılanları okumak bile insanın kanını donduruyor. Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de işgalci güçlere destek veren saray etrafı ve saltanat yanlıları var. En az işgalciler kadar tehlikeli ve zalimler. O dönemi daha çok araştırıp, okumaya teşvik eden bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bol okumalı güzel günler diliyorum…
Son Cüret
9.3/10 · 1.990 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
520 syf.
Üzgünüm, duymak isteyeceğiniz şeyleri bu incelemeye yazmayacağım. Hatta incelemem belki de birçok arkadaşı(mı)n hoşuna gitmeyecek. Ama bu gerçekleri söylemekten çekineceğim anlamına asla gelmiyor. İlk çıktığı zaman kitabı elime aldım. Yavaş yavaş ve sindire sindire okuyup bir nevi önyargılarımı silmeye çalıştım. Ama üzgünüm, kitabın kapağını kapatırken önyargılarımdan kurtulamadım aksine düşündüklerimin gerçek olduğa karar verdim. Sarı saçlı paşa mavi gözlerini ufka dikmişti... Yunan ordusu tırsmıştı... Ondan sonra İsmet geldi... Ve.... Bir kıyamet koptu... Toplar... Tüfekler... Süngüler... Savaşı kazanmıştık... Paşa geldi ve ilk emrini verdi... ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR İLERİ!!!... Ne hissettirdi? İnsan o anı birden yaşamış gibi oluyor değil mi? Tabi burası kitapta yazmıyor ben sadece kendi kelimelerimi dökmeyi denedim.(Özdil tarzı) Kitap güzel, hatta Atatürk çok çok güzel anlatılmış bu konuda herkese katılıyorum. Ama Özdil’i bu kitapta açıkcası samimi bulmuyorum. Atatürk sevgisine, Cumhuriyet bağlılığına, kadınlara verdiği öneme, gençliğe ve geri kalan her şeye asla lafım yoktur ki kendisi köşe yazılarından da nadiren sevdiğim(?) bir gazetecidir. -çok nadiren- Sadece anlamaya çalışıyorum. Neden? Niye? O kadar kitabın reklamını yapıyorsunuz, kitap binlerce basılıyor, Mustafa Kemal’i böyle görmediniz diyorsunuz, bu kitap için 10 yıl hazırlandım diyorsunuz ama okuyucularınıza kaynak gösterme zahmetinde bulunmuyorsunuz. Bazı noktalarda tamamen size kaynak görmeden onaylamamızı istiyorsunuz. Ee bunun muhalefet olanlardan ne farkı var? İyi yazıldı diye bir şey körü körüne görmeden inanmak mı lazım? Buna asla katılmıyorum. Aynı şeyleri de düşünsek, aynı bağlılıklara da sahip olsak, bir kaynak ve bir belge görmeden sadece yazan kişi için “O Yılmaz Özdil, yanlış yazmaz ona inanacağız!!!” gibi bir düşünceye sahip değilim. Bu yüzden yazdığı birçok hikaye bende havada kalmıştır. Kaynak olmadığı için de alıntılarına bile isteye yer vermedim. Bu kitaplar bana göre çerezliktir. Alırsın ve bildiğin insanı farklı kişinin bakış açısından tekrar okur, tekrar sorgular, tekrar hafızanda yerini korursun. Sadece şunları söylemek istiyorum. Bu kitap için “Örnek olsun, düşmanları belki alır, okur ve onu tanır,” denildi. Ama cidden bu kaynak, belge vs.. olayları benim için çok çok önemli. Yani bir insana bir şey anlatmak, öğretmek istiyorsan ona delillerini sunmak zorundasın. Ha sen sunarsın o yine yalanlar orası çok ayrı... Ama sen o ortamı yine de sağlamak zorundasın ki eğer böyle bir işe kalkışıp şu dönemde Atatürk kitabı yazıyorsan. Açıkcası bu tarih kitapları mevzusunda fazla titizim. Kaynakça olarak yabancı kitaplardan ve onların belgelerinden de kitaplarda yer edinmesini isterim. Çünkü bu tarihi, savaşları tek bir ülke yaşamıyor. Bu insanlara ve geçmişe dair yabancı kaynaklardan da çok fazla bilgi ve belge var. Bir kitap bana her şekilde açık olmalı ve her şekilde emeğini göstermeli. Üzgünüm, bu kitap bana buram buram para kokuyor. Samimi bulamadım. Zaten tarihçilerin de sizleri(gazeteci ya da diğer meslek gruplarını) doğru şeyler yazsanız bile örnek göstermemesinin sebebi budur. Geçenlerde tarih bölümünde akademisyenlik yapan arkadaşımla sohbet ediyordum. Kendisine bir soru yönelttim. Sorumu cevaplamakta tereddüt ettiğini söyledi ve ona “neden?” diye sordum. Kendisi ise bana şöyle söyledi: “Benim uzmanlık alanım bu değil. Hobi olarak o konuya yoğunlaşsam bile bir şeyden net olarak konuşamam ama sana elbette anlatırım. Fakat şunu söyleyeceğim. Hepimiz alanlar seçiyoruz. Her yıl veya ay, dünya çapında ortaya çıkan bir sürü belgeler, bir sürü kaynaklar keşfediyoruz. Ya da araştırmalar sonucu ortaya yeni şeyler çıkartıyoruz veya çıkıyor. Hepimiz her alan için bütün bilgilere sahip olamayız. Çünkü çalışmak ve öğrenmek özveri istiyor. Bunu sağlamak da çok zor. Ama sana çok güzel kitaplar ve tarihçiler önerebilirim. Uzmanlık alanlarında yıllarca çalışma yapmış insanların kitaplarını okuyabilirsin. Tarih bilgi ister, tarih kaynak ister, tarih emek ister. Bunu unutma.” Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkürler.
Mustafa Kemal
9.1/10 · 11,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
456 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bir ülke bir Atatürk...
Cümleye nasıl başlasam bilemiyorum , herkesin mutlaka okuması gereken , yaşanmış gerçeklerin göz önüne serildiği , çoğu tarih kitabında bulunmayanların anlatıldığı muhteşem bir kitap. Hepimiz yıllardır anlatılan tarih derslerinden üç aşağı beş yukarı kurtuluş savaşını biliyoruz ama geri planda yaşanılanlar Anadolu insanın çektiği eziyetler hangi kaleme sığar bir kere daha anlamış oldum . Kitabı okurken bazı cümlelerin altında ezildiğimi hissettim adeta , gözümün önüne dahi getirmediğim sahneleri Anadolu insanı yıllarca yaşadı ve bunu herkes göz ardı etti yetmez gibi hiç bir tarih kitabına konu bile olmadı, tozlu raflarda unutulup gitti bir asır öncesinden.. Mustafa Kemal'in küllerinden yeniden canlandırdığı bir ülke var göz önünde ülkenin dört bir yanı göz yaşı kan içindeyken umutları yeşerten bir Atatürk gelmiş ülkeye ne büyük gurur ki , herkesin dalga geçerek baktığı bu adam mı kurtaracak dediği bir ülke bir Atatürk söz konusu , fazla söze gerek yok herkesin her gencin kesinlikle okuması gereken bir kitap..
Son Cüret
9.3/10 · 1.990 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.