Ne kadar zor geldi okumak, peki ya bunları yaşayanlar? Kahrından kanser olanlar, üzüntüden kalp krizi geçirenler, yaşadığı haksızlıklara, atılan iftiralara dayanamayan insanlarımız, evlatlarımız.
Son 15 yılın özeti niteliğinde, Mustafa Kemal Atatürk ile başlayıp, değerli subaylarımız, gazilerimiz, gazetecilerimiz, ozanlarımız, sanatçılarımız ve daha bir çok isimsiz kahramanın anlatıldığı, Özdil'in harika yazıları ve araştırmaları.
Kalemine sağlık üstad.
Yılmaz Özdil'in mizah ile karışık anlatımıyla bir solukta okunabilecek bir kitaptı. Bilmediğim çoğu gerçeği de öğrendiğim bir kitap oldu. Şiddetle tavsiye ediyorum. Okunmalı tavsiye edilmeli.
Kitabın arkasında yazan tanıtım bölümünde aynen şöyle diyor: "Çünkü, her kadın kadın ama... Her erkek adam değil." Üzerine laf söylemek, yorum yazmak fazla olacak bence, sadece okumanızı tavsiye ederim... Hiç bilmediğiniz insanların hiç bilmediğiniz yönleri ile karşılacaksınız...
Yılmaz Özdil akıcı bir dil kullanmış kitabı okurken sıkılmıyorsunuz. İçinde yer alan isimler ise size farklı bakış açısı kazandırabilecek değerli insanlar..
Yilmaz Ozdil arka kapaginda da belirttigi gibi "Adamlar"a yer vermis bu kitapta herifler e degil. Bazilarini bildigim bazilarini ilk duydugum bir cok "Adam" hakkinda yeni seyler ogrendim. Keyifle sindire sindire okudum. Acele etmeden. Kesinlikle okunmasi gerekenlerden...
Her kadin kadin ama...
Her erkek adam degil.
AdamYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20162,880 okunma
Gercekten sindire sindire okuyup hic bitmesin istedigim bir kitaptadi kadin kitabini okumadim elimdeki biter bitmez hemen alip kutuphaneme koyacagim kesinlikle okunmasi gerekn bilgi icerikli kitap herkese tavsiye ederim turkiyenin gelmis ve gecmis benim icin adam sifatini gercekten hakedenleri kaleme almis yilmaz ozdile tesekkurler kalemine saglik
Içerik açısından pek değerlendirmeye girmek istemiyorum. Yani girmesem iyi olur...
Her zaman savunduğum ve genelde uyguladığım bir düşünce var. O da, karşı ki tarafa istedigin kadar tekme tokat saldır eline bişey geçmez... Ama tam yeri ve zamanında öyle bir laf söylersin o taşlar gediğine oturuverir. Öyle bir kitap iste... Bu kitapla ögrendigim cok şey oldu. Mesela beni trilyeli papaz hakkinda arastirma yapmaya sevk etti. Kimse yanliş anlamasinda yilmaz özdilin kitaplari türkü gibi. Anlayarak okumak belirli bir kültur birikimi gerektiriyor. Yani seher vakti bülbülün garip garip neden öttügunu bilmezsen, türküyü anlayamazsin. Ya da türkulerde ki gül- bülbül ilişkisini. ( gecen bunun sinavi vardi orda çalistim calistim şimdi size satiyorum =))Cok alakasiz bir örnek verdim. Ama böyle yani....
Gururlandirdigi kadar, utanctan yere sokan sayfalar var. Bana yeni yeni bilgiler kazandirdi. Okumak için ayirdigim zamanin her bir saniyesi sonuna kadar helal olsun. Ayrıca dilini çok seviyorum. Gündelik kullandiğim dile çok yakın bir dil kullanıyor. Neyse gene tam da bir lafi gedigine koyan kitap yazıp, verebileceği tüm rahatsizliklari vermiş... Eline saglik.
Kapaktaki fotoğraf yetmez mi Adam ' ı anlatmaya.
Saygı ve sevgi duyduğum Yılmaz Özdil alanında takip ettiğim her kitabını severek okuduğum çıkacak her kitabını heyecanla bekledigim bir yazardır. Kütüphanemize erkek arkadaşıma hediye olarak gelen bu kitabı arada açıp kısım kısım okumaya devam ediyorum.
Yılmaz Özdil Bu kitabında Ülkemizin Cumhuriyet kurulduğundan bugüne kadar yakın tarihininda olup bitenleri bir kroloji içinde anlatmaktadır.
Özelikle Kasım 2002 sonrasında Akp'nin ikdidarı ile Ülkemizin Emparyal güçlerin çıkarı doğrultusunda yönlendirilmesi,
Mustafa Kemal Atatürk ve Arkadaşlarının kurduğu çağdaş Cumhuriyet ilkelerinden adım, adım nasıl uzaklaştırıldığını, Ordunun Pasifize edildiğini, kendi ifadesi ile Bir Belediye Zabıta teşkilatına döndürüldüğünü belirtmektedir.
Mustafa Fehmi Kubilay'dan Aziz Sancar'a, Aziz Yıldırım'dan Tuncay Özkan'a ve günümüzdeki seçkin bir çok yazar ve çizerin, Sanatçının duruşundan asla taviz vermeyenlerin,
(Kitap 2016 Yılında yazılmış, adı geçenlerden bir kaçı siyasi ikdidara destek verme durumu ile fikrini zamanla değiştirmiş olsada)
Adam gibi adamların yaşadıkları zorlukları ve kısa biyografilerini yansıtmaktadır.
Benim açımdan Sevgili
Yılmaz Özdil 'in her yazısı ve kitabı ilgiyle okunur, okurum.
Okurken bazen kızgınlık, bazende bir burukluk hissederim. Güzel Ülkemin Aydınlık yarınlara doğru gidişinin sekteye uğramasından ortaçağ karanlığına doğru hızla, sürüklenmesinden endişe duyarım.
Bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak son yirmi yıldır bunca olup biteni ne tez unutuyoruz.
Balık hafızalı bir toplum olup gittik, her söylenen yalan yanlışı alkışladığımız ve olup bitenleri akıl sorgulamasından geçirmediğimiz sürece korkarım ki, her geçen gün bir öncekini aratır nitelikte olacaktır.
Tekrar,tekrar sindirilerek okunacak bir kitap.
Mutlaka okunması gereken kitaplar, ölmeden önce okunması gereken kitaplar v.b. ifadelerle birçok kitapla karşılaşıyoruz. Bence bu kitap da mutlaka okunması gereken kitaplardan biri. O kadar güzel adamlar gelmiş geçmiş ve az sayıda da olsa hâlâ o kadar güzel adamlar var ki, güzel ülkemde... İşte bu kitap o güzel adamları anlatıyor. Cesur, vatansever, onurlu adamları anlatıyor. Kapağından da anlaşılacağı üzere ilk sıra tabi ki adam gibi adamda.
AdamYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20162,880 okunma
Türk gazeteci yazardır. Yılmaz Özdil, İzmir Atatürk Lisesi'nin ardından Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Gazetecilik bölümünden mezun olmuştur. Mesleğe Yeni Asır gazetesinde muhabirlik yaparak başladı. Ardından Fatih Çekirge'nin genel yayın yönetmenliği yaptığı Star gazetesinin kuruluşunda bulundu. Star gazetesinden ayrıldıktan sonra Ciner Medya Grubu'na geçti. Sabah gazetesinde köşe yazarlığı ve atv haber genel yayın yönetmenliği görevlerinin üstlendi. atv ve Sabah'ın TMSF'ye devredilmesinin ardından Hürriyet gazetesine geçti. 2008 yılında Uğur Dündar'ın sunduğu Star Ana Haber bülteninin yayın yönetmenliğini yapmaya başlayan Özdil, Hürriyet'in üçüncü sayfasında ve aynı zamanda Fanatik gazetesi çatısı altında spor yazarlığı da yaptı. Halen Sözcü Gazetesinde yazmaktadır.
Yılmaz Özdil, Üniversite 3. sınıftayken tanıştığı Hülya hanım ile 1989 yılından beri evli olup Pelin (d.1991) adında bir kız çocuğu vardır.