Adı:
Adam
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059658980
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Kadın'ı okudunuz.
Bu da Adam.

Diyebilirsiniz ki...
Kadının karşılığı erkek değil mi?
Bence değil.

Çünkü, her kadın kadın ama...
Her erkek adam değil.

Herifleri yazmamayı tercih ettim!

Elbette memleketin tüm adamlarını sıralayıp, bir kitaba sığdırabilmek imkânsızdır...
Peki nedir?
Farklı zamanlarda, farklı ortamlarda yaşayan, hatta birbirleriyle hiç tanışmamalarına rağmen,
ortak zihniyetin, ortak karakterin, ortak paydasıdır Adam.

Yıkılsın diye karşıdevrim kazmalarıyla kolonlarına kolonlarına vurulan Türkiye, bugün hâlâ ayakta duruyorsa... İşte bu adamların ortak karakteri, ortak zihniyetinin sırtında duruyor.
Içerik açısından pek değerlendirmeye girmek istemiyorum. Yani girmesem iyi olur...
Her zaman savunduğum ve genelde uyguladığım bir düşünce var. O da, karşı ki tarafa istedigin kadar tekme tokat saldır eline bişey geçmez... Ama tam yeri ve zamanında öyle bir laf söylersin o taşlar gediğine oturuverir. Öyle bir kitap iste... Bu kitapla ögrendigim cok şey oldu. Mesela beni trilyeli papaz hakkinda arastirma yapmaya sevk etti. Kimse yanliş anlamasinda yilmaz özdilin kitaplari türkü gibi. Anlayarak okumak belirli bir kültur birikimi gerektiriyor. Yani seher vakti bülbülün garip garip neden öttügunu bilmezsen, türküyü anlayamazsin. Ya da türkulerde ki gül- bülbül ilişkisini. ( gecen bunun sinavi vardi orda çalistim calistim şimdi size satiyorum =))Cok alakasiz bir örnek verdim. Ama böyle yani....
Gururlandirdigi kadar, utanctan yere sokan sayfalar var. Bana yeni yeni bilgiler kazandirdi. Okumak için ayirdigim zamanin her bir saniyesi sonuna kadar helal olsun. Ayrıca dilini çok seviyorum. Gündelik kullandiğim dile çok yakın bir dil kullanıyor. Neyse gene tam da bir lafi gedigine koyan kitap yazıp, verebileceği tüm rahatsizliklari vermiş... Eline saglik.
Yılmaz Özdil'in mizah ile karışık anlatımıyla bir solukta okunabilecek bir kitaptı. Bilmediğim çoğu gerçeği de öğrendiğim bir kitap oldu. Şiddetle tavsiye ediyorum. Okunmalı tavsiye edilmeli.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.602 Oy)18.139 beğeni41.098 okunma2.639 alıntı172.898 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.833 Oy)8.773 beğeni24.015 okunma1.605 alıntı111.468 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.508 Oy)8.458 beğeni24.951 okunma2.261 alıntı107.720 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.393 Oy)11.064 beğeni27.358 okunma1.480 alıntı143.988 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.313 Oy)12.865 beğeni32.908 okunma3.102 alıntı138.287 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.172 Oy)8.473 beğeni27.166 okunma751 alıntı132.512 gösterim
  • Serenad
    9.0/10 (5.029 Oy)5.615 beğeni14.788 okunma1.672 alıntı63.763 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.090 Oy)7.657 beğeni21.503 okunma751 alıntı83.956 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.222 Oy)8.648 beğeni24.068 okunma1.267 alıntı118.338 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.018 Oy)6.710 beğeni19.432 okunma622 alıntı109.781 gösterim
Okuduğum ikinci yılmaz Özdil kitabı oldu Kadın adlı kitabından sonra. Kadın kitabı nasıl Zübeyde annemizle başladıysa bu kitapda da sırasıyla adam gibi adamlardan Mustafa Kemal Atatürk, Ahmet Necdet Sezer ve Rauf Denktaş'tan bahsediliyor.

Keyifle okduğum ve okurken ufkumun genel-kültür anlamında daha da genişlediği, müptelası olmaya başladığım bir yazar oldu Yılmaz Özdil benim için. Sırada Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda ve Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda var. Hadi bakalım hayırlısı..
Ne kadar zor geldi okumak, peki ya bunları yaşayanlar? Kahrından kanser olanlar, üzüntüden kalp krizi geçirenler, yaşadığı haksızlıklara, atılan iftiralara dayanamayan insanlarımız, evlatlarımız.
Son 15 yılın özeti niteliğinde, Mustafa Kemal Atatürk ile başlayıp, değerli subaylarımız, gazilerimiz, gazetecilerimiz, ozanlarımız, sanatçılarımız ve daha bir çok isimsiz kahramanın anlatıldığı, Özdil'in harika yazıları ve araştırmaları.
Kalemine sağlık üstad.
Yılmaz Özdil kadın kitabının devamı niteliğinde yazdığı adamların bir nevi biyografi kitabi.
Yine Yılmaz Özdil'in yayınlanmış yazılarının kitap hali. Çoğu sayfasınI daha Önce okumuştum.
Okumayanlar içinde başta Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere adam gibi adamların ülkeye yaptıkları kazandırdıkları ve çoğunun nasıl harcandıklarını anlatan kitap.
Arada Akp Chp Hdp gibi parti isimleri geçse de ben tarafsız olarak siyaseti dışarıda tutarak okudum. Bu şekilde okumanızı tavsiye ederim.
Kitaba geçmeden önce, Yılmaz Özdil ile alakalı görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Kendisi gazeteci gibi gazetecidir en başta. Yani özellikle son zamanlarda türeyen, gökten zembille inmiş, sözde gazetecilere benzemez. En azından bir geçmişi ve duruşu vardır. Ha fikirlerini doğru bulursunuz, yanlış bulursunuz o başka konu ama yeri geldiğinde kendi çalıştığı gazeteyi de kendine yakın bulduğu partiyi de eleştiren,araştırmacı yönü nitelikli olan bir kişi olduğu için saygı duyulması gerek diye düşünüyorum. Bu aralar pek rastlanan özellikler değil çünkü bunlar.

Neyse gelelim kitaba bir nevi biyografi kitabı gibi aslında. Kitapta geçen bir çok ismin hikayesi gerçekten etkileyici. Zaman, zaman yapılan haksızlıkları gördüğüm de umutsuzluğa kapılsam bile bazı hayatların içinde ki o azim ve inanç bana da güç verdi. En çok şu kısım güzeldi, bu kısım güzeldi diyemeyeceğim, hepsinin kendi içinde bir ağırlığı var ama "İsmet" kısmı Cumhuriyetin temelini anlamak içinde önemli bir yere sahip bence.
Son olarak okunmalı, okutulmalı diye düşünüyorum çünkü başka hayatlar üzerinde karar vermeden önce anlamak gerekiyor.
Yılmaz Özdil aslında ,ülkemizde kullandığı üslubuyla ve birbirinden absurd durum ve olayları bizlere aksettirmesi vesilesiyle benim pek çok zaman Aziz Nesin' e benzettiğim bir yazardır.. halen daha bazı zamanlar durup düşünürüm o büyük usta yaşayıpta bugünleri ve Yılmaz Özdil ' in yazdıklarını okusaydı acaba yorumları ne olurdu diye.. bunu ne için söylüyorum ? hemen cevap vereyim : pek çoklarınız Aziz Nesin ' in roman ve hikayeleri ile büyümüş, gülmüş, ağlamış ve eserlerinde kimi zaman kendinizi o eserle özdeşleştirmiş , kimi zamanda yaptığınız hatalardan kendinize pay ve ders çıkarmışsınızdır.aynı Aziz Nesin 'in pekçoklarımızın bilmediği araştırma , inceleme , anı ve hatıratları olduğu gibi birde son dönemlerde yayınlanmış nehir söyleşisi var..kendisini büyük ustaya benzetmemin bir sebebi de bu aslında..işte bu Yılmaz Özdil bize kendi köşe yazılarından her gün ama her gün kendi incelemelerini, görüşlerini ,gözlemlerini yansıtıyor.tıpkı Aziz Nesin' in seneler önce Aydınlık gazetesinden bize ulaştırdığı eşsiz yazıları misali.. fazla uzun bir girizgah oldu farkındayım..velhasım-kelam, sadede gelecek olursak :

Kitap Yılmaz Özdil' in çeşitli zamanlarda köşe yazılarında işlediği , bu cumhuriyetin ,bu vatanın değerlerini ve insanlarını, öz-be öz bizim dediğimiz atalarımızın , davranışlarıyla bizlere örnek olan onurlu insanların mücadelelerinin kısa ama cok etkili bir perspektifini "şahıslar üzerinden" giderek bizlere sunuyor.. içinde öyle kısımlar var ki benim diyen adamın burnunun direği sızlar.. tüm kitapları gibi bu da her cumhuriyet evladının kitaplıgında olmazsa olmazlardan..
Kitabın arkasında yazan tanıtım bölümünde aynen şöyle diyor: "Çünkü, her kadın kadın ama... Her erkek adam değil." Üzerine laf söylemek, yorum yazmak fazla olacak bence, sadece okumanızı tavsiye ederim... Hiç bilmediğiniz insanların hiç bilmediğiniz yönleri ile karşılacaksınız...
Yıkılsın diye karşıdevrim kazmalarıyla kolonlarına kolonlarına vurulan Türkiye, bugün hala ayakta duruyorsa,.... işte bu adamların ortak karakteri, ortak zihniyetinin sırtında duruyor..
Gercekten sindire sindire okuyup hic bitmesin istedigim bir kitaptadi kadin kitabini okumadim elimdeki biter bitmez hemen alip kutuphaneme koyacagim kesinlikle okunmasi gerekn bilgi icerikli kitap herkese tavsiye ederim turkiyenin gelmis ve gecmis benim icin adam sifatini gercekten hakedenleri kaleme almis yilmaz ozdile tesekkurler kalemine saglik
Kapaktaki fotoğraf yetmez mi Adam ' ı anlatmaya.
Saygı ve sevgi duyduğum Yılmaz Özdil alanında takip ettiğim her kitabını severek okuduğum çıkacak her kitabını heyecanla bekledigim bir yazardır. Kütüphanemize erkek arkadaşıma hediye olarak gelen bu kitabı arada açıp kısım kısım okumaya devam ediyorum.
Elbette memleketin tüm adamlarını sıralayıp, bir kitaba sığdırabilmek imkânsızdır...
Peki nedir?
Farklı zamanlarda, farklı ortamlarda yaşayan, hatta birbirleriyle hiç tanışmamalarına rağmen, ortak zihniyetin, ortak karakterin, ortak paydasıdır "ADAM".
*
Yıkılsın diye karşıdevrim kazmalarıyla kolonlarına vurulan Türkiye, bugün hala ayakta duruyorsa... İşte bu adamların ortak karakteri, ortak zihniyetinin sırtında duruyor.

Yılmaz Özdil'i severim "ADAM" kitabına aşığım.
Mustafa Kemal'e "ayyaş" diyenlere güleriz biz İzmirliler..."Adam sarhoş kafayla kurmuş memleketi,siz ayık kafayla batırıyorsunuz"deriz!
Ölümünün üzerinden taaa 78 sene geçtikten sonra, hiç tanışmadığı, hiç görmediği insanların bedenine imzasını atan bir başka lider var mı dünyada?
"Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar, ve ben, ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak, bu kadar mavi, bu kadar geniş olduğuna şaşarak, kımıldamadan durdum, sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara, bu anda ne düşmek dalgalara, ne baş aşağı, ne baş yukarı, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım... Toprak, güneş ve ben, bahtiyarım."
"İçki içmediği halde iktidar sarhoşu olan cahil cühela üç tane takunyalının çağdaşlığı geriye çevirebilmesi mümkün değildir. Olmayacak duaya amindir."
Yılmaz Özdil
Sayfa 236 - Kırmızı Kedi Yayınevi
Ekim 2007, İzmir.
Alsancak’ın en meşhur dövmecisi Köprüaltı’na gençten biri girer, kolunu sıyırır, dirseğine doğru Mustafa Kemal’in imzası vardır, bir bankada çalıştığını, bu dövme yüzünden işten atılmakla tehdit edildiğini anlatır, tırsmıştır, ekmek parası filan diye ağlar, “silin” der.

Hep söylerim, ekmek parası diye ağlayanın maaşını, tavuk gibi buğdayla ödeyeceksin!

Adeta bomba düşer dövmeci dükkânına... “Bu gördüğün eller Atatürk’ü yazar, Atatürk’ü silmez” deyip, kapı dışarı ederler. Ve, internet sitelerinden alenen duyururlar: “Ey ahali, madem öyle işte böyle, bugünden itibaren burada, Atatürk’ün imzası bedava!”

İlk kim, nerede yazdırdı bilmiyorum ama, Atatürk imzasının furya haline gelmesinin miladı, bu olaydır.

Bir ödlek geri adım attı...
On binlerce cesur öne çıktı.

Atatürk’e sövme modası...
Dövme modası yarattı.

Köprüaltı örnek oldu, İzmir’de yapılan Atatürk dövmesi, 50 bini aştı. Yetişemiyorlar, her gün 30-40 kişi kazıyor vücuduna... Omuzuna, bileğine, iman tahtasına, kalbinin üstüne... Doktor var, avukat var, öğrenci, dekan, ev kadınları var. İstanbul’da patladı... Ankara, Antalya, Bursa, Trabzon, Muğla, Eskişehir dövmecileri artık neredeyse sadece bu imzayı kazıyor. 29 Ekim’lerde, 10 Kasım’larda Mustafa Kemal için ücretsiz çalışan 200’ün üstünde dövmeci var.


Dini gerekçelerle dövme yaptırmayan, otomobiline yapıştırıyor. Taksilerin camlarında... Motosikletine, hatta, bebe arabasına yazdıranı görüyoruz. Atatürk imzalı küpe kulaklarda, rozet yakalarda.

Ölümünün üzerinden taaa 72 sene geçtikten sonra, hiç tanışmadığı, hiç görmediği insanların bedenine imzasını atan bir başka lider var mı dünyada?

Neymiş, işten atarlarmış...
Bizim işimiz Atatürk.

Memleketimin güzel kadınları, giydirin çocuklarınızı güzel güzel, doğum günüdür bugün... Çünkü, her 10 Kasım, aslında 19 Mayıs’tır...
Cumhuriyet dediğin, korkak babalar tarafından kaybedilir, yürekli evlatları tarafından geri alınır.

Mustafa Kemal, ilelebet payidardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Adam
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059658980
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Kadın'ı okudunuz.
Bu da Adam.

Diyebilirsiniz ki...
Kadının karşılığı erkek değil mi?
Bence değil.

Çünkü, her kadın kadın ama...
Her erkek adam değil.

Herifleri yazmamayı tercih ettim!

Elbette memleketin tüm adamlarını sıralayıp, bir kitaba sığdırabilmek imkânsızdır...
Peki nedir?
Farklı zamanlarda, farklı ortamlarda yaşayan, hatta birbirleriyle hiç tanışmamalarına rağmen,
ortak zihniyetin, ortak karakterin, ortak paydasıdır Adam.

Yıkılsın diye karşıdevrim kazmalarıyla kolonlarına kolonlarına vurulan Türkiye, bugün hâlâ ayakta duruyorsa... İşte bu adamların ortak karakteri, ortak zihniyetinin sırtında duruyor.

Kitabı okuyanlar 516 okur

  • Ünal Sökükcü
  • Esma Gedik
  • HİLAL ÇELİK
  • Uğur Küçük
  • İlker Türker
  • Kaan Çeribaş
  • Orhan Gözükaraoğlu
  • Tuğçe Açay
  • Serife Keserci
  • Beyza Tanrısever

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.8
14-17 Yaş
%5.3
18-24 Yaş
%17
25-34 Yaş
%25.1
35-44 Yaş
%31
45-54 Yaş
%13.5
55-64 Yaş
%1.2
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%50.8
Erkek
%49.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50.2 (120)
9
%25.9 (62)
8
%13.4 (32)
7
%5 (12)
6
%1.3 (3)
5
%0.8 (2)
4
%0.4 (1)
3
%0.8 (2)
2
%0.4 (1)
1
%1.7 (4)

Kitabın sıralamaları