Sen galiba yanlış anladın dedim utancımdan ölmek üzereyken. Ben ayrı odalarda uyumak istedim dedim demesine Ama kendimi çok kötü hissediyor olmamı değiştirmedi bunu söyleyişim
-gülümsedi Ben en çok gülümseydi işini sevdiğim için midir bilmem o güldüğünde unutuverdim kötü hissettiğimi.
Tamam o zaman gel bakalım ama ev çok dağınık kusura bakma artık dedi
Gülşah bir gün bitme korkusuyla Ben öpmeye kıyamıyorum seni. Bu tertemiz sevgini el değmemiş güzelliğin, masumiyetim bozulsun istemiyorum. Ben karşımda konuşurken utanan, boğazı düyünlenip sesi kısılan, yüzü kızaran seni çok seviyorum
Yurda dönmek istemedim o gece, ama daha beni yanağından bir kez öpmemiş sevgilime göre bir kızın akşam vakti bir erkekle baş başa kalması iyi bir şey değildi.
-Yurda gitmek istemiyorum dedim, derdimi söylediğimde utanarak.
-Ama gitmen gerekiyor dedi benim tahminimde haklı çıkartarak.
-bu gece seninle aynı çatı altında uyumak istesem bana kötü gözle bakar mısın?
- Asla
-o zaman gelebilir miyim senin Şahin
Bir gün ya biterse dedi Ben manzara yerine onu seyrederken birinci ay kutlama yemeğimizde. Bitmez dedim Allah'a çok dua ettim Ben senin için. Bitmeyecek kendimden en emin halimle
Beyaz Spor bir gömlek giymiş, tenini en çok yakışan renkli beyaz. Altına lacivert kot. Bu adam mıydı benim sevğilim yüzlerce kişiye önderlik eden, fikirleri ve konuşmalarıyla kitleleri arkasından sürükleyen ve Ege üniversitesi'nin en yakışıklı erkeği. Benim aşkım da hayranlık da vardı saygı da sevgi de vardı şefkat'te Ama en çok kaybetme korkusu hakimdi onun bana olan sevgisine