Bugün boştu kalbim ve çalılar bitkiler o zamanlardaki büyülü kokularını yitirmişlerdi, anlıyordum... Ben eski ben değildim; çağırsaydım getirseydim de konuşsaydım onunla, duymaz anlamazdı beni. Yüzü eskiden tanıdığım bir adamın yüzü olurdu da benim yüzüm olmazdı, benim bir parçam bile olmazdı.
Geçmiş günlerin anılarına daldım ama bütün o anılar bir efsunla sanki, benden uzaklaşmış, kendi bağımsız hayatlarını yaşıyorlardı.
Ben sadece uzak ve biçare bir seyirciydim, onlarla aramda derin bir uçurum açılmıştı, anlıyordum.
Şimdi sevmekle de kalmadım, belki vücudumun her zerresi onu istiyordu. Hele gövdemin ortası. Çünkü gerçek duygularımı aşk gibi, alâka gibi, ilahiyat gibi mevhum örtülerin arkasına saklamak istemiyorum.