Şurası bir gerçektir ki, insan artık güçlerinin en büyük bölümünü bir hayvan olarak kendi beslenmesine ve barınmasına ayırmak zorunda olmadığı, ama güçlerini geliştirmeyi başlı başına bir amaç olarak gerçekleştirebileceği bir noktaya tarihsel açıdan çok kısa bir zaman diliminde ulaşmıştır.
Ön koşullar verili olduğuna göre, yeniden olgun, yaratıcı, seven ve mantıklı insanlar geliştirme amacı güdülebilir. Geriye kalan her şey, bu amacın aracı olacaktır.
Nükleer silahlar, yabancılaşmanın ne olduğunun son derecede çarpıcı ve ürkütücü bir simgesidir. Bunlar insan ürünüdür. Gerçekte, insanın en büyük zihinsel başarılarının bir ifadesidir, ama bizi kontrol eden onlardır.
Günümüzde insan, ancak dışarıda bir yerlerde durduğu ölçüde gerçektir. O ancak şeyler aracılığıyla, mal mülk aracılığıyla, toplumsal rolü aracılığıyla, "persona"sı (büründüğü rol) aracılığıyla oluşur; ama yaşayan bir kişi olarak gerçek değildir.