Fırat DOĞAN

Fırat DOĞAN
@FIRATDOGAN
Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir. Küçük Prens
İsmet Paşa farkı
… Bir aralık yaver, Atatürke bir şifre getirdi. Şeyh Sait İsyanı'na ait son bir rapor olduğunu anladık. Bir cephe düşer gibi, Şark düşüyordu. İsyana katılan katılana idi. Atatürk raporu okudu, dudaklarını bir acı kıstı, sonra yavere usulca: Al bunu Fethi'ye götür... Bize de: Çocuklar dikkat ediniz, dedi. Fethi Bey rahatsız edilmesinden sıkılmış görünerek, bir an oyunu bırakıp yavere: Ne var? diye sordu. Yaver raporu verince de şöyle bir göz atıp: Sonra bakarız, diyerek iade etti. Atatürk, yaveri çağırdı, yine yavaş sesle: İsmete götür... dedi. İsmet Paşa'nın hükûmette hiçbir vazifesi yoktu. Oyunu bıraktı, rapora bir baktı, sonra iskemlesini geriye çekerek bir cigara yaktı, uzun uzun okudu, birkaç nefes cigara daha çekti, tekrar okudu ve pek düşünceli bir hâlde kâğıdı ağır ağır kıvırdı, yavere verdi, düşüncesi bir müddet daha devam etti. Atatürk: İşte farklar! dedi.
Sayfa 581 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
Mustafa Kemal Atatürk
Reklam
… İş Bankası'nın ilk sermayesi de Hindistan'dan Mustafa Kemal'e gönderilen paranın geri kalanı idi... Bu para, millete ve devlete gönderilmişti. Mustafa Kemal el sürmemeli idi. Gerçi o sermaye hesabı daima aynı tutulmuş, parti işleri için kullanılmış ve partiye bırakılmıştır. Ama Mustafa Kemal yanındakilere bir örnek olmalı idi…
Sayfa 576 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
… Meclis kürsüsünde bir de "üç beyaz" parolası revaç bulmuştu: Ekmeğimizi kendi unumuzdan yoğurmak, şekerimizi kendi pancarımızdan almak, bezimizi kendi pamuğumuzdan dokumak... Ah bir buna muvaffak olsaydık...
Sayfa 570 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
…Partinin bir iki yüz bin lirasını bir yabancı bankaya yatırarak hissedar olmak teklifinde bulunduğumuz vakit: Türkler bankacılık edemezler. Paranızı bize bırakırsanız, faizini veririz, diyorlardı. Bir vatan kurtarmak, fakat bir banka kuramamak. Bir fabrika işletememek... Zaferin verdiği üstünlük duygusu ile bu iddiaların doğurduğu aşağılık duygusu çarpışıyordu. 1923'ün şevkli iradesi on dokuzuncu asır iktisat öğrenci- lerinin şüpheci ve bozguncu telkinlerini nihayet yendi. Bilmediğimiz şeyleri yapmaya koyulduk. Ankara köy mü idi? Şehir olacaktı. Demiryolu Erzurum'a kadar ulaşmalı mı idi? Ulaşacaktı.
Sayfa 570 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
Mustafa Kemal Atatürk
Şimdi de “sanki” Sevr hükümleri uygulanıyor
…Demiryolunu imtiyazlı yabancı şirketler yapmalı idi. Hâlbuki Türk bağımsızlığının bize sağlayacağı ilk menfaat, imtiyazlı yabancı şirketlerin sömürüşünden, yani yarı sömürgelik şartlarından kurtulmaktı. Memlekette sermaye yoktu. Sermaye simsarları vardı. Bu simsarlar, Türkiye'ye ekonomik bağımsızlık tadı tattırmak istemeyen politikacı sermayenin avukatları idiler.
Sayfa 569 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam