…Vatanseverliklerinden hiç şüphe olmayan, asker sivil birçoklarına göre iki ihtimal vardır: Biri Hürriyet ve İtilaf Partisi ile saraya ve Bâb-ı Ali'ye dayanan İngilizler elinde parçalanmak, bölünmek, ikincisi yalvara yakara Amerikan mandası altına girmek ve böylece yurt bütünlüğünü korumak! Büyük devletlere meydan okuyucu bir bağımsızlık savaşı, bunlar için, imkânsız bir şey...
… İsmet Bey (İnönü), Halide Edip (Adıvar) ve Refet Bey (Bele) de içinde olmak üzere birçok yurtsever kimseler Anadolu'da kurtuluş savaşı verilebileceğine inanmıyorlar, Amerikan mandası altına girmekten daha iyi bir çare görmüyorlardı…
… Kalabalık arasında Fransız subayının tehdidi üzerine telaşlanan genç Rasim'i görünce Mustafa Kemal:
Gençler için vatan işlerinde ölmek olabilir, korkmak asla! dedi…
… Erzincan Boğazı'na geldiklerinde bazı jandarma subay ve erleri otomobilleri durdurup Boğaz'ın Kürt haydutları tarafından tutulmuş olduğunu bildirdiler. Merkezden kuvvet istedikleri için, bu kuvvet gelip Boğaz açılıncaya kadar beklemelerini söylediler. Erzincan'a dönecekler, kim bilir ne kadar orada kalacaklardı? Fakat daha büyük tehlike tam gününde Sivas'a varmamaktı. Mustafa Kemal, çift mitralyözlü bir otomobili öne katarak hemen yürümek kararını verdi. Ufak tefek ateşlere önem verilmeyecek, vurulanla ölenle uğraşılmayacak, haydutlarla yakın karşılaşma olursa hepsi arabalarına atlayıp çarpışacaklar, sağ kalanlar yola devam edeceklerdi. Dadaloğlu'nun yazdığı gibi, "Ölenler ölür, kalan sağlar bizimdir."