… Özel notlarımın arasındaki bir hikâye, tarih kitaplarında çocuklarımızın okumakta olduklarını bir hoş tamamlamaktadır. Bu notlar, işgal gecesi Harbiye Nezareti'nde nöbet tutan muhabere memurunun anlatışı üzerine hazırlanmıştır: “Gece yarısından sonra muhabere makinesinin tıkırtısı ile uyandım. Durmaksızın 'acele' işaretiyle Harbiye Nezareti'ni arayan makinenin başına geçtim.
Neresi orası? diye sordum.
İzmir! cevabı geldi.
Ne istediklerini sorunca, Kolordu Askerlik Dairesi Reisi Süleyman Fethi Bey'in Harbiye Nazırı paşa ile makine başında hemen konuşmak istediği cevabını verdiler. Telefonla harbiye nazırının evini buldum. Haberi verdim. Nazır Paşa hemen geleceğini söylemiş. İzmir'e bildirdim.
Çok geçmeden önde Harbiye Nazırı Müşir Şakir Paşa, arkasında Büyük Fevzi Paşa (Çakmak), Küçük Fevzi Paşa (Ahmet Fevzi) içeri girdiler. Nazır yanımdaki iskemleye oturdu. İzmir'i buldum. Harbiye nazırı, kollarını muhabere masasının üstüne dayamış, ben verilen haberleri yazdıkça, okuyordu. İzmir haberi şöyleydi: "Paşam, İzmir limanına girip demirleyen İtilaf donanması amirali Galtrop, mütarekenamenin 7'nci maddesine göre İzmir istih. kamlarının teslimini istedi. Karaburun'dan gelen haberlere göre körfez dışında asker dolu birçok Yunan nakliye gemileri beklemektedir. İstihkamları biz verir vermez. Yunanlılar işgal edecekler. Halk galeyandadır. Müsaade ederseniz biz bu isteği reddederek elimizdeki kuvvetlerle İzmir'i müdafaa edeceğiz. Kuvvetimiz de buna elverişlidir. Ferman sizindir."
Şakir Paşa bu notu okur okumaz ayağa kalktı ve:
-Haydi evlatlar, Allah muvaffakiyet versin, Tanrı yardımcınız olsun, dedi ve yaşlı gözlerini silerek bana:
Onlara bu sözlerimi yaz, dedi.
- Paşam, sözlerinizi bir kâğıda yazınız da tekrar edeyim, dedim.
Kâğıda yazmak sırası gelince toplandılar.