… Bu kitabı 17. yüzyıl İngiliz devlet adamı Ricaut de la Marliniére'in şu sözleri ile bitirmek isterim:
"Önemli bir görevde olan birisinden, Osmanlıların, Venedik'i isteseler ele geçirebileceklerini, ancak orada abdest almak için tatlı su bulunmadığından bu işten vazgeçtiklerini, Padişahın da Venediklilerden alınacak hafif bir vergi ile yetinmek niyetinde oldu- ğunu işittim. Denize bu kadar az önem vermeyi sürdürdükleri sürece, böyle bir şeyin olabileceği asla düşünülmemelidir. İhmallerini örtmek ve bu konuda karşılaştıkları başarısızlıkları üzerlerinden atmak için, Tanrı'nın denizleri Hıristiyanlara, karaları da Müslümanlara verdiğini söylerler. Hıristiyanların ortak çıkarları için onların bu derin uykudan hiçbir zaman uyanmamalarını dileriz, çünkü Türkler, günün birinde denizde güçlü olmayı akıllarına koyarlarsa ve gerektiği gibi çalışırlarsa, bütün cihanın önlerinde eğileceğinden kimsenin kuşkusu olmasın.”