Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"-Artık yaşlanıyorum, dedim. -Yaşlandık bile diye iç geçirdi. Sorun şu ki insan öyle olduğunu kendi içinden hissetmiyor, ama dışarıdan bakınca herkes bunu görüyor."
"Temmuz ayının başlarında ölümle aramdaki gerçek uzaklığı hissettim. Kalp atışlarım aksamış, sonumun geldiğinin inanılmaz belirtilerini her yerde görmeye ve duyumsamaya başlamıştım. Bunların en belirgini Güzel Sanatlar Konserinde oldu... Sonunda, allegretto poco mosso'ya gelindiğinde, ölmeden önce kaderin bana sunduğu son konseri dinlemekte olduğum düşüncesiyle sarsılarak ürperdim. Acı ya da korku değil, bunu yaşayabilmiş olmanın müthiş heyecanını duydum içimde."
"Yazı masasının camı üzerinde, annemin mücevherlerinin kayıtları bulunan koca bir defter açık duruyordu. İçinde iki kuşaktan güzel ve saygın Cargamantos kadınlarına ait olan değerli taşları annemin bizzat kendisinin gelip değiştirdiğini, gerçek taşları yine aynı dükkana sattığını tarihleriyle, ayrıntıları ile gösteren kesin bilgiler vardı. Bu, şimdiki dükkan sahibinin babası mücevher işinin başındayken, onunla biz ikimiz de okuldayken olmuştu. Ama adam kendisi yatıştırdı beni: -Bu tür küçük hileler, sıkıntıya düşmüş büyük ailelerin şereflerini feda etmeden acil ihtiyaçlarını gidermek için sık sık başvurdukları bir yoldur.-dedi."
"Gazetenin kuruluşunun 25. yıldönümünde çekilmiş olan ve tüm personeli gösteren panoramik bir fotoğrafta o güne kadar ölenlerin başlarının üzerine küçük birer çarpı konmuştu.
Kanotiye şapkam, koca bir düğümle bağlanmış incili kravatım, kırk yaşıma kadar kesmediğim o ilk sivil albay bıyığım, yarım yüzyıldan sonra artık işime yaramayan, papaz okulu öğrencilerinin kullandığı tipte metal çerçeveli gözlüğümle ben sağdan üçüncüydüm. Bu resmi yıllarca farklı farklı ofislerde asıl olarak görmüştüm, ama ancak o anda algılayabildiğim içerdiği mesajı: İlk baştaki kırk sekiz memurdan yalnızca dört kişi hayattaydı."